Stresi Nasıl Arkadaşınız Yaparsınız?

STRES NEDİR? 

İngiliz dilinde stres: İnsan tecrübesi 

TDK’ da stres: Ameliyat şoku, travma, soğuk, heyecan vb. etkenlerin organizmada, iç organlarda, metabolizmada oluşturduğu bozuklukların tümü  

Fizikte stres: Herhangi bir nesne ya da sisteme dışardan uygulanan bir güç 

Psikolojide stres: Çevreden bireye yöneltilen, onda kaçınılmaz ve otomatik denebilecek bir gerilim yaratan olaylar 

Stresin Nedenleri İki Genel Grupta Toplanmıştır  

Dışsal Nedenler: Hasta olmak, Ölüm, Başarısızlık, Eleştirilmek vb…  

İçsel Nedenler: Stresimizin büyük kısmını bizim üzüntülerimiz oluşturmaktadır. 

 STRESLE BAŞETME  

Stresi kontrol etmenin ilk adımı onu tanımaktır. Başlangıç olarak, her tür stres kötü değildir. Aslında, bazı küçük zorluklar olmasa hayatımız ne kadar tekdüze ve sıkıcı olurdu. Bu sağlıklı ve normal bir durumdur; bizi mutlu kılar ve motive eder. Bazı insanlar bunu pozitif stresolarak adlandırır. 

Negatif stres’i ise, üzerimizde çok fazla baskı hissettiğimiz ve bunların üstesinden gelemeyeceğimizi düşündüğümüz zamanlarda yaşarız. Stres hem kısa hem uzun vadeli yaşanabilir. İki tür stres de sağlığınızı etkileyecektir.  

  • Karşılaştığımız küçük zorluklar, bir savaşım veya yük halini aldığında 
  • Küçük meselelerde veya hayatımızın genelinde kontrolü yitirdiğimizi hissettiğimizde 
  • Diğer insanların davranışları karşısında kendimizi yılmış hissettiğimizde 
  • Çevremizdeki bir veya birkaç kişiyle devamlı tartışma halinde olduğumuzda 

 Kendimizi stresli hissederiz.  

Şimdi Stresi Tanıyabilir Misiniz? 

Stres çoğunlukla başımıza gelenlerin sonucunda yaşadığımız bir histir. Stresle sonuçlanabilecek durumları inceleyelim. 

STRESİN YAŞANDIĞI BAZI DURUMLAR 

  • Geç kalmak, örneğin sınava, okula, eve. 
  • Beklemek, örneğin internet sırasında, hamburgercide 
  • Birkaç insanın birden isteklerini yerine getirmeye çalışmak. 
  • Arkadaşlarla ilişkilerdeki problemler. 
  • Başımıza gelen şeyler karşısında kontrolümüzü yitirmek. 
  • Kendini tekrarlayan, sıkıcı işler. 
  • Çok fazla veya çok az işimizin olması. 
  • Çalışmak için bir araya gelmek. 

Stresin Belirtileri Nelerdir?  

Fiziksel Belirtiler: Uyku düzeninde değişiklik, çarpıntı, baş ağrısı, sırt ağrısı gibi çeşitli ağrılar, iştah değişiklikleri, bitkinlik, sindirim zorluğu, çeşitli mide-bağırsak bozuklukları, gürültüye, sese karşı aşırı duyarlılık. 

Duygusal Belirtiler: Huzursuzluk, sıkıntı, gerginlik, tahammülsüzlük, sinirlilik, neşesizlik, durgunluk, kayıtsızlık, kendine güvensizlik, değersizlik ve yetersizlik duyguları. 

Zihinsel Belirtiler: Unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, ilgisizlik, matematiksel hatalarda artış, zihinsel durgunluk, olumsuzluklara odaklanma. 

Davranışsal Belirtiler: Alışılmış davranış biçimlerinde değişiklik, kararsızlık, yanlış kararlar verme, geç kalma, düzensizlik, sosyal hayatın yoksunlaşması, aşırı hayal kurma, sigara ve alkol tüketiminin artması, kişilerarası ilişkilerde sorunlar.  

STRESLE BAŞAÇIKMA 

Başa çıkma kişinin stres yaratıcı faktörleri önleme ya da üstesinden gelme çabasıdır. Kişiler stres tepkisini azaltmak için çeşitli yöntemler kullanırlar. Bunların bir kısmı olumlu, bir kısmı da olumsuz, etkisiz yöntemlerdir 

Gevşeme teknikleri: Bu yöntemin temel amacı sinir sisteminin gerilimini azaltmak ve tüm bedeni denetim altına almaktır. Gevşeme egzersizleri önce kaslardaki gerginliği azaltarak, dolaylı yoldan kalp atışının, kan basıncının ve solunumun yavaşlamasını ve tüm bedende derin bir rahatlamayı sağlar. 

Fiziksel egzersiz: Spor yapmak stresle baş etmede en etkili yöntemlerden biridir. Egzersiz kas gücünü ve dayanıklılığı geliştirir, gerilimi hafifletir, bedenin genel fizyolojik koşullarını iyileştirir. 

Doğru beslenme: Stres yaratıcı faktörlerden biri de beslenme alışkanlıklarımızdır. Bazı besinler sempatik sinir sisteminin ortaya çıkardığı stres tepkilerini doğrudan uyararak veya yorgunluğu ve duyarlılığı arttırarak stres oluşumuna katkıda bulunur  

Olumlu ve yapıcı düşünme tarzını öğrenme: Stresli durumlarda kişinin kendisine söylediği olumsuz sözler, o olay sırasında hissedilen gerginliği arttırmaktadır. Olumsuz ve kişinin kendisine zarar veren düşünce tarzı stresle baş etmemizi zorlaştırır. Bu yüzden stres düzeyimizi azaltmada olumsuz düşüncelerimizin farkına varmayı ve bu düşüncelerin yerine daha gerçekçi, daha olumlu düşünceler koymayı öğrenmek oldukça etkili bir yöntemdir. Bu şekilde düşünerek daha etkili problem çözme yöntemlerini bulabilir ve stres düzeyimizi azaltabiliriz. 

Stresi azaltmaya yönelik 10 yararlı yöntem vardır 

  • Kafein alımını bırakmak veya azaltmak 
  • Düzenli egzersiz 
  • Meditasyon/gevşeme 
  • Boş zaman değerlendirmesi, hobiler edinmek 
  • Düzenli Uyku 
  • Gerçekçi beklentiler 
  • Yeniden bilişsel yapılandırma 
  • İnanç sistemi 
  • Destek sistemi 

BİR HİKAYE 

Profesör öğrencilerine “stres yönetimi” konusunda ders veriyordu. Su dolu bardağı kaldırıp öğrencilerine sordu “Sizce bu su dolu bardağın ağırlığı ne kadardır?” Cevaplar 200 gr. ile 400 gr. atasında değişti. Bunun üzerine profesör şöyle dedi; “Gerçek ağırlık fark etmez. Fakat durum, bardağı elinizde ne kadar süreyle tuttuğunuza göre değişir. Eğer; Bir dakikalığına tutarsam problem yok. Bir saatliğine tutarsam sağ kolumda bir ağrı oluşacaktır. Eğer bir gün boyunca tutarsam ambulans çağırmak zorunda kalırsınız. Aslında ağırlık aynıdır ama ne kadar uzun tutarsanız size o kadar ağır gelir” “Eğer sıkıntılarımızı her zaman taşırsak, er ya da geç taşıyamaz duruma geliriz, yükler gittikçe artarak daha ağır gelmeye başlar. Yapmamız gereken bardağı yere bırakıp bir süre dinlenmek ve daha sonra tutup tekrar kaldırmaktır. “Yükümüzü ara sıra bırakmalı, dinlenip tazelendikten sonra tekrar yolumuza devam etmeliyiz… 

VATAN EĞİTİM KURUMLARI 

Psk. Dan. İlhan AVCI 

Devamı

Nedir Bu Duygusal Zeka?

Duygusal zeka, duyguların size karşı değil, sizin için çalışmasını sağlar. 

 ‘IQ’ ile ölçülen zeka, insanların okul ve iş yaşamındaki başarısını belirleyen değişmez bir etken midir? Öyleyse, neden yüksek IQ’lu insanlar, ortalama IQ’ya sahip insanlara göre hayatta daha başarısız olabiliyor? 

Duygusal Zeka ( EQ) Nedir?  

Duygusal zekâ veya yaygın İngilizce ifade edilişiyle EQ, bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlamaktadır. Aynı zamanda EQ; bireyin stresi azaltmak için olumlu şekillerde duygularını yönetme, etkili iletişim, zorlukların üstesinden gelme, çatışmayı etkisiz hale getirme, güçlü ilişkiler kurma, başarılı kariyer ve kişisel hedeflere ulaşmasında yardımcı olan yeteneğidir. 

Araştırma bulgularına göre, duygusal zeka yoksunluğu, kişinin aile yaşamından mesleki başarısına, toplumsal ilişkilerinden sağlık durumuna kadar birçok alanda çok kötü sonuçlar doğurabiliyor. Duygusal zeka, doğuştan gelen bir özellik değildir, insan beyninin yapısı dolayısıyla, çocuklukta alınan duygusal dersler, yaşam boyunca davranış tarzını belirler. 

Zihinsel yeteneklerin ölçümünde bilgi ve zeka arasındaki fark oldukça açıktır. Psikolojik araştırmaların ışığında zeka seviyesi ölçümü veya IQ testleri, zihinsel biliş kapasitesinin değerlendirilmesinde güvenilir bir ölçüttür ve zaman içinde sabit kalır. Duygusal zekâ veya EQ’nun ölçümünde ise duygusal bilgi veya tecrübe ile zeka arasındaki fark oldukça belirsizdir. Bu nedenlerle güncel EQ tanımlamaları uzmanların aralarında uzlaşamadıkları bir konudur. Bazı uzmanlar (Bradberry ve Greaves 2005) EQ’nun değişken, zamanla kazanılabilen ve artabilen bir yeti olduğunu iddia ederlerken; diğerleri (örneğin Mayer) EQ’nun sabit olduğunu ve artırılamayacağını öne sürmektedirler. 

Duygusal Zeka Nasıl Gelişir? 

Duygusal Zeka (EQ), bilişsel zekadan (IQ) farklı olarak, geliştirilebilen bir zeka türüdür. Bunun için birincil ihtiyaç, istekli, kararlı olmak ve pratik yapmaktır. Göz ardı edilmemesi gereken çok önemli bir nokta vardır ki, o da duygusal zeka, ancak bilimsel yöntemlerle geliştirildiğinde sürdürülebilir bir fayda sağlar.  

Duygusal zekâ, profesyonel hayatı etkiler mi? Evet etkiler. Yapılan araştırmalar sadece IQ başarısının işte başarı getirmediğini beraberinde EQ yani duygusal zekanın da olması gerektiğini gösteriyor. Bunu basit bir örnekle açıklayalım mesela. Sınava hazırlanıyorsunuz… Her şey ezberinizde, kitaplar sular seller olmuş. Mental olarak sınava hazırsınız ve şu ana kadar aksi giden hiçbir şey yok. Sınav günü geliyor. Sınav kâğıdı önünüze geliyor ve birden heyecan basıyor; eliniz ayağınıza dolaşıyor ve bildiğiniz bir şeyi bile hatırlamaz hale geliyorsunuz. İşte duygusal zekâ burada devreye giriyor. Çünkü aynı zamanda stres yönetimi de duygusal zekanın içine giriyor. Her koşul yerindeyken bir heyecan ve iyi yönetilemeyen stres yönetimi nedeniyle başarısızlık geliyor. Yine yapılan başka bir araştırma gösteriyor ki bütün iş kollarında başarının %58’lik bir payı duygusal zekâ kaynaklı. 

Araştırmalar duygusal zekası yüksek olan kişilerin yaşamda hem başarılı hem mutlu olduğunu ortaya koyuyor. İnsan ihtiyaçları uzun yıllardır çeşitli disiplinler tarafından çalışılıyor. Tüm disiplinlerin neredeyse ortak noktaya geldiği Maslow ihtiyaçlar beklentisi, işyeri dinamiğinde de geçerli. Yani insan temel fizyolojik ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra bulunduğu ortamda anlaşılmak, sevgi görmek, ait hissetmek istiyor. Duygusal zeka temelde kişinin kendisinin ve iletişimde olduğumuz kişilerin duygu, düşünce ve davranış yapısını anlayabilme becerisi katar. Bunun da ilerisine giderek bu durumu yönetmemizi de sağlar. Bunu yaptığınızda ise karşınızdaki kişiyi kendisini anlaşılmış, değer verilen hissettirirsiniz ve kişi ihtiyacına hizmet eden bu ortamlarda bulunmayı tercih eder, daha mutlu ve etkin çalışır. Konuyla ilgili yapılan araştırmalar, kendisini işyerine ait hisseden ve önemsenen çalışanların tamamına yakınının şirketlerine bağlı olduğunu gösteriyor. Rakamsal bir araştırma sonucu vermek gerekirse, CA Global tarafından yapılmış araştırma duygusal zekayı %18 yükseltirseniz, karlılığın %150 arttığını ortaya koyuyor. Ve yine başka bir araştırma da çalışanların sözünü ettiğim ihtiyacına işaret ediyor. Gallup 2018 araştırmasına göre dünya çapındaki çalışanların sadece %15’i işe bağlı ve en öncelikli beklentileri fark edilmek, ait hissetmek ve güçlendirilmek. Bu önceliklerin sunulabileceği yol onları fark edilen, değerli ve “onlar için düşünülüyor” hissiyatına getirmektir. Bu da bize duygusal zeka yetkinliklerini işaret ediyor.  

Duygusal Zeka Özellikleri Nelerdir? 

Duygusal zekaya sahip insanların genel olarak barındırdıkları özellikleri birkaç maddede toplayabiliriz. 

*Empati yetenekleri yüksektir! Duygusal zekaya sahip olan insanların en dikkat çekici özelliklerinden biridir empati. Olayları karşındakinin bakış açısıyla görebildikleri için verdikleri kararlar genellikle doğrudur. Bencil yaklaşımlardan uzak dururlar ve böylece sosyal bir varlık olabilme konusunda ilk adım atılır. 

*Çözüm odaklıdırlar! Onlar için sorun değil çözüm önemlidir. Sorunları yük edip altında ezilmek yerine hemen durumu anlayıp çözüm yoluna giderler. Sorunlardan sürekli olarak yakınmanın, durumlardan her daim şikâyet etmenin onlara bir getirisi olmadığını bilirler. Bu nedenle sorunlara odaklanıp mutsuz olmak yerine çözüme odaklanıp hayatta mutlu olmaya odaklanırlar. 

*Motivasyonları yüksektir! Çünkü ne yapmaları gerektiğini, kendi duygu ve düşüncelerine nasıl yön vermeleri gerektiğini bilirler ve bu da motivasyonlarını yüksek kılar. Çözüm odaklı da olduklarından kolay kolay motivasyon kabiliyetleri kırılmaz. Hal böyle olunca da başarı gelir. 

*Günah keçisi aramazlar! Başarısızlıklarından dolayı başkalarını suçlayıp kendilerini görmezden gelmezler. Elbette bu demek değil ki kendilerinde suç aramazlar. İğneyi başkasına çuvaldızı kendilerine batırırlar ancak bunu yaparken ne kimseyi suçlarlar ne kendilerini yererler. Yapılan hataların, yanlış tercihlerden kaynaklandığını bilirler ve kabul ederler. 

*Her şeyi kontrol edemeyeceklerini bilirler! Kontrol delisi değillerdir. Her şeyi kendilerinin yapamayacaklarını bilirler. Ne kadar uğraşsalar da bazı şeyleri kontrol edemeyeceklerinin bilincindedirler ve bu konuda kendilerini rahatlatırlar. Böylelikle strese girmezler ve paniğin getirdiği hatalara düşme oranları azalır. 

*Hataları tecrübe olarak görürler! Aynı zamanda hata yapmaktan da korkmazlar. Başarısızlıkları tecrübe olarak görürler. Başarısız olma korkusuyla kendi konfor alanlarını sıkıştırmazlar, kendilerini bu duruma hapsetmezler. Her şeyi tecrübe olarak görürler ve durumların arasında sıkışmak yerine çıkış yolu bulmak için uğraşırlar.  

Duygusal Zeka Nasıl Geliştirilir? 

1920’lerden bu yana üzerine araştırma yapılan IQ kavramını zaten hepimiz biliyoruz. İnsanların matematik becerisi, dil yeteneği, hafıza, mantık yeteneği gibi özelliklerini ölçmek için kullanılan bir kavramdır. Fakat, 21.yüzyılda yapılan araştırmalar, hayatta kalabilmek için IQ’nun tek başına yeterli olmadığı, IQ’nun yanında EQ adı verilen duygusal zekanın da gelişmiş olması gerektiğini ortaya koymaktadır. 

*Duygularınızı tanımlayın 

Çoğu insan duyguları hakkında konuşmaktan hoşlanmıyor. Fakat baktığımızda birçok kararı duygularımızla veriyoruz. Duygularınızı geçiştirmek yerine onları tanımlamak EQ’nun gelişimi açısından oldukça önemlidir. 

*Duygularınızın yargılarınızı nasıl etkilediğini düşünün 

Duyguların düşünce ve davranışları nasıl etkilediğini düşünmek, herhangi bir durumu iyi kavramanızı sağlar. Daha iyi kararlar vermek için duygularınızın yarattığı sonuçlar üzerinde durabilirsiniz. 

*Duygularınızın sonuçlarını kabullenin 

Hiçbir insanın nasıl davranması gerektiğini yönetemeyiz. Fakat birey olarak duygularımızı yönetebilmemiz gerekiyor. Bunun için yapılacak en önemli şey ise duyguların sorumluluğunu almaktır. 

*Başka insanların duygularını anlamaya çalışın 

Konfüçyüs, ‘İletişim, söylenmeyeni anlamaktır’ diye yazmıştır. Gerçekten de öyle. Günlük yaşantılarda karşımızdaki insanın duygularını anlamamız, onunla kurduğumuz iletişimimizi de belirleyecektir. 

*Soğukkanlı olun ve stresinizi yönetin 

Hepimiz hayatımızda stresli durumları belirli oranlarda deneyimlemişizdir. Stresli durumlar karşısında hazırlıklı olmak ve ona olan bakış açımız, bu durumu yönetebilmemizi sağlıyor. Baskı altında olduğumuzda aklımızda tutmamız gereken en önemli şey sakinliğimizi korumamız ve serinkanlı olmamızdır.  

*Kendinizi ifade edebilme yeteneğinizi geliştirin 

Bizim için önemli konularda duygularımızı açıkça ifade edebilmek bizi biz yapan olgulardan bir tanesidir. Bu şekilde, ilişki içerisinde bulunduğumuz insanlarla ilgili duygusal konularda nerede durmamız gerektiği ve onların nerede durmaları gerektiğini, bizim kabul edilebilir ve tolere edilebilir sınırlarımızı net şekilde ifade edebilmemizi sağlar. 

*Zor kişiler karşısında soğukkanlı olun 

Çoğumuz hayatımızda mantıksız insanlarla karşılaşabiliriz. Evde ya da iş yerinde onların tacizlerine de maruz kalabiliriz. Bu kişinin bütün günümüzü mahvetmesi olağandır. Böyle durumlarda proaktif olun ( sakinleşin, makul ve öngörülü olun, kişiselleştirmeyin, anladığınızı ifade edin)  

*Duygularınızı doğru ifade edebilme yeteneğinizi geliştirin                

Duyguları karşı tarafa doğru şekilde ifade edebilme yeteneği, iletişimin devamlılığını ciddi oranda etkiler. Samimi duygularınızı karşı tarafa ne kadar doğru iletirseniz, karşı taraf da aynı samimiyetle size geri bildirim yapabilecektir.   

Özlem AZARGÜN  

Vatan Eğitim Kurumları Anaokulları Koordinatörü 

Vatan Ataköy Anaokulu Müdürü 

Devamı

Eğitimde Metaverse Yaklaşımı

  • 2022-2023 Eğitim – Öğretim kayıt dönemi başladı. Bu dönemde kayıt ve büyüme stratejiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sağlık sektörüyle beraber pandemi sürecinde en çok yara alan sektör eğitim sektörü oldu. Bizler Vatan Eğitim Kurumları olarak bu süreçte öncelikli olarak öğrencilerimizde gözlemlediğimiz öğrenme kayıplarını gidermeye yönelik plan ve programlara ağırlık verdik. Bununla beraber VATAN AİLESİ olarak eğitim alanında ortaya koyduğumuz projelerle de bizim öğrencimiz olmasa da birçok öğrenciye hem akademik anlamda hem de sosyal-duygusal alanda destekler verdik vermeye de devam ediyoruz. Bilindiği üzere özel okullar gelecek yıl ki plan ve programlarını bu yılın ortasından itibaren yapmaya başlarlar. Dolayısıyla da kayıt süreçleri de erken kayıt avantajlarıyla beraber Ocak-Şubat ayları itibariyle başlamış olur. Bizim öncelikli hedefimiz okul ve kurslarımızda iç kayıt süreçlerini Ocak-Mart ayları arasında tamamlayıp ailemize yeni katılacak olan öğrencilerimize yönelik uyum ve düzeylerine uygun çalışmalar yapmak olacaktır.

  • Kaç il ve ilçede okullarınız bulunuyor? Yeni dönemde hangi lokasyonlar eklenecek?

Vatan Eğitim Kurumları olarak yola çıktığımızda en büyük hedefimiz Vatan Bayrağını Türkiye’nin her bölgesinde dalgalandırmaktı. Ancak son iki yıldır pandeminin etkisiyle yaşanan sıkıntılardan dolayı Franchising sürecine ara vermek durumunda kaldık.  Şuan Türkiye’nin farklı bölge ve illerinde olmak üzere 39 kurumumuzla hizmet veriyoruz. Yeni Eğitim Öğretim Döneminde Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi başta olmak üzere; Türkiye’nin birçok bölgesinde yeni şubeler açmayı planlıyoruz.

  • Niceliksel ve niteliksel büyüme arasındaki dengede neleri göz önünde tutuyorsunuz?

Eğitim sürecinin en önemli boyutu eğitim kalitesidir. Dolayısıyla bir eğitim markası olarak en büyük hedefimiz bizlere güvenerek çocuklarını bize emanet eden velilerimizin beklentilerini karşılamak ve öğrencilerimizin hem akademik anlamda hedefledikleri başarılara ulaşmalarını sağlamak hem de uyguladığımız yabancı dil, kültür sanat çalışmaları, sportif faaliyetler ve etkin rehberlikle öğrencilerimizin; özgüven, kendini ifade etme, problem çözme, işbirliği vb. noktalarda kendilerini geliştirmelerini sağlıyoruz. Bunları sağladığınızda kurumlarınız nitelikli büyümenin yanında niceliksel olarak da büyümeye devam edecektir. Bizler için bu anlamda kurumlarımızda yetişmiş nitelikli insan kaynağının olması çok önemli. Bu nedenle yöneticilerin ve öğretmenlerin eğitimi önceliklerimizdendir. Kurduğumuz Öğretmen Akademileriyle sene içinde birçok kez hizmet içi seminerlerle bünyemizde çalışan öğretmen ve idarecilerimize yönelik eğitimler gerçekleştiriyoruz.

  • Özel öğretimin genel eğitim içindeki payının artması için kurumlar nasıl hareket etmeli? Eğitimde büyümenin temel stratejileri ne olmalı?

Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde olduğu gibi bizim ülkemizde de özel öğretim ihtiyacı yadsınamaz bir gerçek. Dolayısıyla özel öğretimin genel eğitimde ki payının artması hem devlet okullarında öğrenci sayılarını düşmesi anlamında hem de rekabet anlamında tüm kurumlarımızı geliştirecektir. Bu bağlamda özel okullar ortaya koyacakları plan ve programlarla, modern ve yenilikçi öğrenim yaklaşımları, yabancı dil, robotik kodlama ve STEM eğitimi, kültür sanat çalışmaları, sportif faaliyetler, teknolojik imkanlar ve rehberlikle cazibe merkezi haline gelmelidirler. Eğitim öğretimde başarıya ulaşmak için tüm eğitim paydaşlarının özel ve devlet ayrımı yapmadan ortak hareket etmesi gerekir.  Bunun içinde eğitime kendini adamış girişimcilerin bu işi sahiplenmesi, Milli Eğitim Bakanlığının bu işi kontrol etmesi ve geleceğe dair sağlam paradigmalar geliştirmesi son derece önemlidir.

  • Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sorunların özel okul sektörü üzerindeki etkilerine yönelik düşünceleriniz ve çözümleriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Pandemi sürecinde okulların en uzun kapalı kaldığı ülkelerden biri de ülkemiz oldu. Bu süreçte sınırlı sürelerle verilen uzaktan eğitime bazı öğrenciler neredeyse hiç faydalanamadılar.  Özel okullar devlet okullarına göre uzaktan eğitim sürecini bir nebze de olsa daha başarılı ve yoğun olarak sürdürebildiler.  Ancak okullar açıldığında öğrencilerde hem akademik anlamda çok ciddi gerilemeler yaşandığı hem de sosyal-duygusal gelişim düzeylerinin neredeyse iki yıl öncesinde kaldığı dolayısıyla bu yaşanan hasarların çok daha uzun zamanda onarılabileceği gerçeğiyle karşılaştık. Pandemi sürecinden dolayı özel eğitim sektörü en çok yara alan sektörlerin başında geldi. Bu süreçte hem sağlık kaygısıyla hem de yaşanan ekonomik sıkıntılardan dolayı birçok veli öğrencisini özel okullara göndermedi. Dolayısıyla özel okula giden öğrenci sayısının düşmesinden kaynaklı kapanan ya da devreden kurumlar oldu.  Ancak özellikle pandemi döneminde iyi eğitim veren öğrenci ve velilerini memnun eden okullara olan talebin birçok kuruma göre daha fazla olduğunu da gözlemliyoruz.  Burada asıl sorun özel eğitim sektörünü sadece ticari bir yatırım olarak gören girişimcilerin aradıklarını bulamadıkları zaman başka alanlara geçmeleri. Bu nedenle her ne kadar özel okulların yaygınlaşmasını arzu etsekte; özel okul açılışlarının belirli kural ve kaidelere bağlanması iyi bir kontrol mekanizmasının devreye sokulması hem eğitimde kalitenin artmasını sağlayacaktır hem de geleceğimiz olan çocuklarımızın güvenilir ellere teslim edilmesi anlamında elzemdir.

  • Devletin eğitimdeki yükünü hafifleten özel okul sektörünün yaşadığı sorunlara yönelik devlet hangi adımları atmalı?

Eğitimi özel ya da devlet diye ayırmanın yanlış olduğu kanaatindeyim. Eğitim bütün olarak ele alınması gereken en önemli alanlardandır.  Ancak devlet okullarında aradığını bulamayan, kalabalık sınıflarda çocuğu okusun istemeyen ya da öğrencisinin daha iyi bir eğitim almasını isteyen veliler öğrencilerini devlet okulları yerine özel okullara göndermeyi tercih etmektedirler. Dolayısıyla özel okullar aslında devletin sırtındaki yükü hafifletmektedirler. Bu nedenle devlet bu konuda özel okulculuğu teşvik edici olmalıdır.  Eğitimde KDV oranın kaldırılması başta olmak üzere özel okula kayıt düşünen velilere ekonomik durumları baz alınarak öğrenci teşviki verilebilir.

 

 

KAYIT TAKVİMİ

  • 2022-2023 eğitim-öğretim kayıt döneminde nasıl bir planlama belirlediniz?
  • Kayıt dönemi takviminizi kategorilendirebilir misiniz?

Türkiye’nin dört bir yanındaki okul ve kurslarımızda iç kayıtlarımızı Ocak ayı itibariyle başlatmış olduk ve iç kayıt dönüşümlerimizi tamamlama noktasındayız. Velilerimizin bizlere güvenerek bizlerle devam ediyor olmaları bizim için son derece önemlidir. Dış kayıt sürecine ise Ocak ayında yapmış olduğumuz Bursluluk Sınavıyla startını vermiş olduk. Bu süreçte velilerimizin yararlanması için uyguladığımız erken kayıt avantajlarımız var. Velilerimizin hem sınırlı sayıdaki kontenjanlarımızdan yararlanması hem de ekonomik anlamda daha avantajlı fiyatlarla kayıt olabilmeleri için kurumlarımıza bekliyoruz.

  • Bursluluk sınavlarını ne zaman uygulayacaksınız? Sınav sonuçlarına göre ne tür avantajlar sunuyorsunuz?
  • Ocak Mart dönemi olmak üzere iki ayrı Bursluluk sınavı yapmayı planlıyoruz. Bu sınavlarda başarı sağlayan öğrencilere belirli oranlarda yüzde %’e varan eğitim bursu veriyoruz.

 

GELECEĞİN EĞİTİMİ

  • Metaverse kavramının eğitim sektörüne etkileri hakkına ne düşünüyorsunuz? Bu çerçevede geleceğin eğitimini nasıl görüyorsunuz?

Metaverse kavramı hayatımıza gireli çok olmamasına rağmen şu an üzerinde en çok konuşulan konuların başında geliyor. Evren ötesi olarak da tanımlanan ya da geleceğin interneti diye de adlandırılan metaverse artırılmış gerçeklik olarak da yorumlanabilir.

İnsanların avatarları aracılığıyla kurgusal olarak dizayn edilen sanal bir dünya da farklı deneyimler yaşamalarına olanak sağlayan metaverse aynı zaman da insanların ticaret yapabildikleri, konser ya da müze ziyaretlerinde bulunabilecekleri farklı bir deneyimlerde sunuyor.

Covid-19 salgınıyla beraber yaşanan fiziksel ve sosyal mesafenin yanında insanların duygusal olarak da birbirinden uzaklaştığı bir gerçek. Eğitim açısından bakıldığında ise; özellikle pandemi döneminde uzaktan eğitimin yüz yüze eğitimin yerini alamayacağını gördük. Öğrencilerin, okul ortamından uzaklaşması ve sadece ekran başında eğitime devam etmesinin çok da mümkün olamayacağı fark edilmesinden sonra Metaverse teknolojisiyle uzaktan öğrenme süreçlerinde, öğrencilerin yüz yüze olmasa bile arkadaşlarıyla beraber sanal okul ortamına girebilmesine imkan sağlanıyor. Sanal okul gibi üç boyutlu metaverse ortamında; öğrencilerin hem kendilerinin hem sınıf arkadaşlarının hem de öğretmenlerinin avatarı olacak Dolayısıyla öğrenciler; sanal ortamda da olsa bir avatarla üç boyutlu metaverse dünyasında derslerin fiziksel gerçekliğe en yakın halini görecek şekilde arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle bir araya gelme şansına sahip olabilmektedir.

Vatan Eğitim Kurumları

Genel Müdür Yardımcısı

                                                                                                                                       Atilla AKTAŞ

Devamı

ARTI EĞİTİM DERGİSİ OCAK 2022 SAYISI RÖPORTAJ SORULARI

  • 2021-2022 DEĞERLENDİRMELERİ

 

  •  Kurumunuz açısından 2021 yılını değerlendirebilir misiniz?

2020-21 yıllarını birlikte değerlendirdiğimizde; eğitim yaşantılarında çok hızlı değişimlerin yaşandığını, kimi zaman teknolojide, kimi zaman öğrenme ortamlarında ve öğretim programlarında yaşadığımız pandemi etkisi ile dinamik bir hal aldığını söyleyebiliriz.

Eğitim uzun soluklu bir yolculuk ve ülkece pandemiden anaokul düzeyinden yüksek öğrenime kadar etkilendik. Pandemi, okulları neredeyse hiç hazırlık süresi olmadan uzaktan eğitim biçimlerini kullanmaya zorladı. Bu durum, öğrencileri, ebeveynleri ve öğretmenleri yeni normalle tanıştırdı. Ebeveynler aniden ek görevler üstlenmek zorunda kaldılar ve tekrar tekrar rol çatışmalarına girdiler. Öğretmen olarak rolü yeniydi. Çünkü haftalık program boyunca dijital uzaktan öğretime destek, kontrol ve motivasyon görevlerini üstlendiler. Sonuçlar, yıllar sonra gençlere ve sisteme yük olabilir. İlk karantinadan sonra bile, çocuklar ve ergenler arasında öğrenme ilerlemesinde büyük farklılıklar var. Ve yine, on yıllar sonra iyi bir şekilde belgelenecek etkiler, yani çocukların eğitim başarısının sosyal geçmişlerine bağımlılığı gözlemlenebilir. Vatan Eğitim Kurumları eğitim vizyonunda 2022 yılı hedefleri bir bütün olarak ele alındı ve uygulanacaktır.

  • 2022 yılı için kurumunuzun gelişimine yönelik hedef ve planlarınız nelerdir?

Vatan Eğitim Kurumları olarak amacımız, gerçekte ne olduğunu ve neyin değişmesi gerektiğini anlamak, zorunlu değişiklikleri ve bunların okul ve ilgili herkes için sonuçlarını tanımlamaktır. Özünde, pandemideki gelişmeler hakkında yapıcı bir şekilde daha fazla düşünmek ve gelecekte sosyal görevlerini yerine getirmeye devam edebilmeleri için okulların nasıl daha da geliştirilmesi gerektiğini sormakla ilgili olmalıdır. “Yeni nesil, demokratik, heterojen, evrensel ve birçok alanda dijital bir toplumda kendi geleceğini tayin eden bir yaşamı nasıl sürdürebilir?”

 

Nitelikli bir eğitim için; sürdürülebilir bir eğitim programı, modern ve yenilikçi öğrenim yaklaşımları, alanındaki gelişimleri izleyen katılan öğretim personeli, modern ve teknolojik altyapıya sahip öğrenme ortamları, bilim – sanat – kültürel çalışmaları, yabancı dil edinimi ve kullanımını teşvik edeceğiz.

Vatan Eğitim Kurumlarını bulunduğu yerde eğitim ihtiyaçlarına çözüm üreterek; başta öğrencileri planlamaların merkezine alacaktır. Eğitimde emek harcamış, katma değer üretmiş paydaş ve girişimcilerle büyüme hedeflerimize ulaşacağız.

 

  • 2022 yılı kayıt takviminiz hakkında bilgi verebilir misiniz?

 

1 Ocak 2022 ile 1 Mart 2022 arası yeni dönem kayıt çalışmalarının yoğunlaştığı dönem olarak söyleyebiliriz. Kurumlarımızı tercih eden veli ve öğrencilerimiz tanıma ve düzey belirleme çalışmalarına katılım sağlarlar. Burada amaç öğrenciyi yarıştırmak yerine mevcut düzeyinin fotoğrafını çekme olarak görebiliriz. Eğitim programlarımız ile öğrencilere hangi düzeyden itibaren uyum imkanı verebileceğimiz bir takvim belirlenir. Etkili bir PDR desteği ile bilimsel bir tablo ile öneriler veli ve öğrencilerle paylaşılır.

 

  • Türkiye’de oluşan şartları dikkate alarak, özel okul sektörünü önümüzdeki günlerde nelerin beklediği konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

 

Corona Pandemisi, eğitimdeki dijital inovasyon baskısını net bir şekilde ortaya koydu. Ayrıca gelecek nesilleri, geleceğin zorluklarına hazırlamak için yeni konseptlere ihtiyaç var. Milli Eğitim Bakanlığı, 2020-2021 yılı istatistiklerine göre Türkiye’de hem okul sayısı hem de öğrenci sayısı azaldı. Devlet okullarının sayısı son dönemde 53 bin 620 iken, 2019-2020’de bu sayı 54 bin 715 idi. 

Özel okul sayısı da azalıştan payına düşeni aldı. 2020-2021 döneminde 13 bin 501 özel okul varken, 2019-2020 döneminde bu sayı 13 bin 870 idi.

Bakanlığın rakamlarına göre, Türkiye’de hem özel hem de devlet okullarının sayısı azaldı. Bir önceki yılı tamamlayan özel okullarda 2020-2021 öğretim yılında öğrenci sayısı bir önceki yıla göre 310 bin 530 öğrenci azaldı. Geçen yıl özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 1 milyon 468 bin 198 iken, 2020-2021 öğretim yılında bu sayı 1 milyon 157 bin 668 oldu. Özel Okul sayısı genel olarak azalış trendinde. Özel Öğretim dernek ve birlikleri; sayılardaki bu değişimleri iyi analiz edip, sektördeki tüm paydaşlar ve kamu otoriterleriyle gündem oluşturmaları gerekecektir. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığında bir iletişim ve koordinasyon masası kurularak; özel okulların gelişiminde önemli alanlar olan, finansal sürdürülebilirlik, özerklik, nitelikli eğitim, eğitimde dijitalleşme, mevzuat güncellemesi gibi başlıklar mutlaka gündeme alınmalıdır.

 

 

  • OKUL PROJELERİ

 

  • Bilimsel çalışmalardan sosyal sorumluluğa ulusal ve uluslararası düzeyde okul projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

 

 

Vatan Okulları olarak okullarımızda proje olarak gördüğümüz güçlü ve yapılandırılmış bir yabancı dil programına yer veriyoruz. Anaokulundan lise son sınıfa kadar yoğun bir yabancı dil programı yürütülmektedir. Öğrenme sürecindeki hedefimiz ise yaş düzeyleriyle paralel olarak öğrencilerin dilin dört becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) etkin şekilde kullanabilmeleri, yazılı ve sözlü olarak kendilerini hem ulusal hem de uluslararası sınav ve platformlarda rahatça ifade edebilmelerini sağlamaktır.

 

Yabancı Dil Eğitimimizde ‘Cambridge Yaşam Becerileri Çerçeve Programı’ uygulanarak tüm dünya çevresinde başarısını ve kalitesini en iyi şekilde ispatlamış en prestijli yayınlardan olan ‘Cambridge University Press’ ile işbirliğinde olup tüm kademelerde ‘Cambridge University Press’ kaynakları, dijital platformları kullanılmakta ve tüm seviyelerde ‘Cambridge English‘ yabancı dil eğitim programı kullanılmaktadır. WEXT English Language Assessment, dört dil becerisini değerlendirme ve geliştirme amacıyla ‘Yapay Zeka’ destekli çevrimiçi yeni nesil bir ölçme değerlendirme sistemimizdir.

 

Erasmus+ ,JMUN (Junior Model United Nations) Do It Yourself Project, Problem Solving Club, Speaking Club, Global Citizenship Speaking Club , Debate ,Public Speaking, Edinburgh Dükü Gençlik Ödülleri gibi ulusal ve uluslararası proje ve etkinlik çalışmaları ile öğrencilerimizin yurtiçi ve yurtdışı platformlarda farklı ortamlarda dili kullanarak kendilerine olan güvenlerini geliştirme fırsatını yakalarken, bilgi ve tecrübelerini artırmak hedeflenmektedir. ’VATAN * HOW TO MAKE’ yabancı dil proje tanıtımımız ile öğrencilerimiz her hafta günlük hayatta hayatımızı kolaylaştıracak ve teknolojik projeleri sunarak hem topluluk karsısında hem de disiplinlerarası eğitim ile dil edinimlerini geliştirirler.

  • Projeler kuruma ve öğrencilere neler katıyor?

 

Vatan Eğitim Kurumları Geleceğin Mühendislerini Yetiştiriyor…

Vatan okulları olarak ROBOTİK KODLAMA / STEM derslerimizi çoçuklarımızda problem çözme yeteneğini arttırmak, sistematik düşünmelerini sağlamak ve makinaların çalışma mantığını kavramalarına yardımcı olmak, küçük yaşta kod yazmayı öğrenmeleri yalnızca yaptıkları meslekte değil, yaşamlarının tümünde fark yaratmalarını sağlamak adına anaokulu 4 yaş gruplarımız ile eğitime başlamaktayız.

İçeriklerimiz kademe bazlı olmak üzere Kodlama, Oyun Tasarımı, Animasyon, Robotik ve Stem konuları baz alınarak hafta hafta zengin içerik ve uygulama programları ile geliştirilmiştir. Öğrencilerimizi ders dışında ulusal ve uluslararası robotik kodlama yarışmalarına hazırlayıp kendilerini bu konuda geliştirmelerini desteklemekteyiz. Ders içeriklerimizi uygulama noktasında EduCat Hub (online bilişim robotik kodlama ders müfredatı ve uzaktan eğitim) sistemi ile işbirliği yapmaktayız.

 

 

YÜKSEL KUTOĞLU

VATAN EĞİTİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRÜ

Devamı

ÖĞRETMENLER GÜNÜ DOSYASI RÖPORTAJ SORULARI

  • Kurumunuzda öğretmenlerin yerini ve önemini belirleyen unsurlar nelerdir?

                  Öncelikle öğretmenler eğitimin en önemli yapı taşıdırlar. Eğitimin bir öznesi nasıl öğrencilerse diğer öznesi de öğretmenlerdir. Sizler istediğiniz kadar ideal öğrenme ortamlarını hazırlayıp, buna göre ne kadar farklı araçlar kullanırsanız kullanın eğitim öğretmene göre şekillenmektedir. Dolayısıyla böyle baktığımızda öğretmenin değeri daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum. Eğitim bir bütün olarak ele alındığında oluşturduğunuz programlar, ürettiğiniz eğitim içeriklerinin tamamı bunun uygulayıcısı olan öğretmenlerin kalitesine göre başarıya ulaşır.  Öğretmenler yalnızca bilgiyi aktaran değil birer rehber, öğrenmeyi öğreten ve öğrencileriyle beraber sürekli öğrenen liderlerdir ve bulundukları ortama ışık saçan birer mumdurlar. Öğretmenler bir ülkenin çağdaşlaşması ve kalkınması için gerekli olan nitelikli bireylerin yetişmesinin en önemli ayağını oluşturmaktadırlar. Bu bağlamda bu gün verdiğimiz eğitimin etkilerini yıllar sonra ancak görebilmekteyiz. Bu nedenle hata yapma lüksümüz yok.  Öğretmenlerimiz alanlarında uzman, empati duygusu gelişmiş, öğrencilerine rehberlik edebilecek, teknolojiye hakim, alanlarına ilişkin içerikler üretebilen alanlarındaki gelişmeleri yakından takip edebilen, köklerine bağlı, vatanını milletini seven, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı çağdaş bireyler olmaları olmazsa olmazlarımızdır. 

 

  • Uzaktan ve hibrit eğitim sürecinde öğretmenlere hangi olanakları sağladınız?

                 Uzaktan eğitim ve hibrit eğitim sürecinde ilk yaptığımız çalışma çözüm ortaklarımız ve alanında uzman ekiplerle birlikte öğretmenlerimize hizmet içi eğitimler vererek bu süreci daha iyi ve nitelikli şekilde yönetmek oldu. Hali hazırda bu süreç başlamadan da Vatan Eğitim Kurumları olarak bizler zaten hibrit eğitim modelini uyguluyorduk. Dolayısıyla sürece adapte olmak konusunda öğretmenlerimiz çok da sıkıntı yaşamadılar. 

                 Öte yandan uzaktan ve hibrit eğitim sürecinde uyguladığımız programlarımızla, rehberlik çalışmalarımızla ve kurduğumuz öğretmen, öğrenci ve veli akademileriyle de bu süreci bütüncül bir bakış açısıyla ele alıp süreci daha az hasarla eğitim kayıplarını en aza indirgeyerek tamamladığımızı söyleyebilirim. Öğretmenlerimizin bu süreci sağlıklı yürütebilmesi için motivasyonlarının yüksek olması mesleki gelişimlerinin desteklenmesi de son derece önemli.  Bu nedenle verdiğimiz hizmet içi seminerlerle de onlara zihinsel duygusal, sosyal ve psikolojik açıdan da desteklediğimizi söyleyebilirim. 

 

  • Yeni dönemde öğretmenleri bekleyen dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?

                Özellikle son yıllarda insanların nasıl öğrendiği hakkında ciddi araştırmalar ve çalışmalar yapılmakta. Bu güne kadar geleneksel eğitim modellerinde herkes için standardize edilmiş, ezber yöntemlerinin yaygın olduğu bir eğitim modeli uygulanmaktaydı.  Bu anlayış birçok sistemde hala varlığını sürdürse de, günümüzde bireysel öğrenme ihtiyaçlarının daha fazla önem kazandığı, öğrenmenin çevreyle ve sosyo-duygusal süreçlerle yakın ilişkisinin görüldüğü anlayışa doğru bir değişimden bahsetmek mümkün. 

               Günümüz bireylerinden beklenen 21. yüzyıl becerileri olan analitik, yaratıcı ve eleştirel düşünme, bilgiyi işleme ve problem çözme kapasitesi gibi özelliklerin yanı sıra hoş görü, başkalarına saygı, öz düzenleme, kendi öğrenme sürecini oluşturma gibi özellikler çok daha fazla beklenen yeterliliklerdir. Dolayısıyla eğitimde sağlıklı bir dönüşümün gerçekleşebilmesi için öğretmenlerin bu dönüşüme öncülük edecek bilgi, beceri ve donanıma sahip olmaları ön koşul olarak karşımızda durmaktadır. 

              Öğretmenler eskiden olduğu gibi öğreten değil öğrencilerle beraber öğrenme yolculuğuna çıkan ve bu süreci planlayan onlara bu konuda rehberlik eden ve onlara eşlik eden rehberlerdir. Dolayısıyla öğretmenlerimizin bu yeni eğitim modeline ayak uydurabilmeleri noktasında kendilerini geliştirmeleri ve Z kuşağı olarak adlandırılan bu kuşakla sağlıklı bir iletişim kurabilmeleri gerekmektedir. 

 

  • Bu dönüşüm için hangi program ve uygulamaları hayata geçirdiniz? 

               Bizler Vatan Eğitim Kurumları olarak kurduğumuz Öğretmen, Öğrenci ve Veli Akademileriyle öncelikli olarak Öğretmenlerimizin öğrencilerimizin ve velilerimizin bu süreçte hangi konuda desteğe ihtiyaçları olduğunu öğrenmek için anket çalışmaları yaptık ve onlardan gelen istekler ve ihtiyaçlar doğrultusunda hizmet içi seminerler düzenledik. Bu dönemde hem pandemi sürecinde yaşanan öğrenme kayıplarını giderme ve tamamlama çalışmalarını planladık hem de öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize sosyal duygusal ve psikolojik açıdan da destek olmak için rehberlik ve kariyer merkezimizle çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. 

               Okulların kapalı olduğu dönemde; öğrencilerimizde meydan gelen öğrenme kayıplarını gidermeye yönelik tamamlayıcı çalışmalar yaparken öte yandan da öğrencilerimizin sağlıklı bir ortamda eğitim görmelerini sağlamak adına hem hijyen konusunda hem de oluşturduğumuz 10-12 kişilik sınıflarda eğitim görmeleri için gerekli düzenlemeleri yaptık. Yine bu dönemde öğrencilerimizin çok yoğun bir şekilde dikkat dağınıklığı sorunu yaşadığını gözlemledik. Öğrencilerimizde meydana gelen dikkat dağınıklığı sorununu gidermek için Dikkat Güçlendirme Sistemlerini ders müfredatlarına ekledik.  Ayrıca Dijital alt yapımızı daha da güçlendirerek olası bir kapanma durumuna şimdiden gerekli hazırlıklarımız tamamlamış durumdayız. Yine öğretmenlerimizin uzaktan öğrenme sürecine ilişkin hazırbulunuşlukları, uzaktan eğitim içeriklerinin oluşturulması ve teknolojinin daha etkin kullanılabilmesi gibi birçok konuda gerekli çalışmalarımızı bitirmiş durumdayız. 

 

  • Öğretmenlerin mesleki gelişimleri için zorunlu gördüğünüz unsurlar nelerdir?

              Öğretmenlerin mesleki yönden kendilerinin gelişimlerini sürdürmeleri ve öğrencilerin yaşamlarında ihtiyaç duydukları bilgi, beceri ve tutumlara ilişkin öğrenmelerini desteklemeleri ve bunları kalıcı kılacak çalışmalar yapmaları en temel hedefleri olmalıdır. Öğretmenler kendileriyle ilgili beklentiler karşılayabilmek için öncelikli olarak alan bilgilerini derinleştirmelidirler. Ayrıca öğretim yöntem ve tekniklerini yenilemeleri ve disiplinler arası çalışma konusunda meslektaşlarıyla ortak hareket etmeleri ve eğitim teknolojileri konusunda da kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Başka bir deyişle öğretmenlerin, mesleklerini sürdürdükleri sürece etkili bir öğretmenlik sergileyebilmek için sürekli değişim ve yeniliklere uyumlu bir tutum içinde olmaları gerekmektedir. Yine öğretmenlerin kendi alanlarıyla ya da eğitim bilimlerinin başka bir dalıyla ilgili lisansüstü programlara ve çeşitli sertifika programlarına katılarak öğrencilerin öğrenmelerini doğrudan etkileyen alana ilişkin öğretme yaklaşımları, öğretim teknolojileri, ölçme ve değerlendirme ve program geliştirme çalışmaları, sınıf yönetimi konusunda da kendilerini geliştirmeleri öğrenciler üzerinde doğrudan olumlu etki yaratacaktır. Bizler Vatan Eğitim Kurumları olarak bu süreci çok önemsiyoruz. Farklı Üniversitelerle yapmış olduğumuz çözüm ortaklıkları ile öğretmenlerimizin bu ve benzeri programlarla kendilerini geliştirmelerini desteklemekteyiz. 

 

(Öğretmenlerden kısa yanıtlar) 

  • Uzaktan ve hibrit eğitim sürecinden öğretmenler hangi dersleri çıkardılar? 

              Uzaktan eğitim ile zihinlerdeki kalıplaşmış yargılar kırılmış oldu. Eğitim için yer ve zaman mefhumuna takılınmaması gerektiğini her fırsat ve zamanda her yerde eğitimin olabileceğini hep birlikte görmüş olduk. Eğitim beşikten mezara kadar her daim her yerde olabileceğini illaki dört duvar arasında değil her yerde yapılabileceğini gördük. 

              Bunun yanı sıra yüz yüze eğitimin sağladığı faydalar daha net anlaşılmış oldu. Hibrit eğitimin destekleyici eğitim modeli olarak kullanılmasının da fayda sağlayacağı gözlemlendi .

 

  • Uzaktan ve hibrit eğitim öğrencilerinizle iletişimlerinizi nasıl etkiledi? Hangi değişimleri gözlemlediniz? 

             Okul kültüründen kopması, arkadaşlarıyla iletişime geçememesi çocuklarda psikolojik ve sosyolojik olumsuz etkilere neden olmuştur. Öğrencilerimiz ile bağımızın kopmaması öğretmen öğrenci iletişiminin daima aktif olmasını sağlamak kolay olmadı. Bu dönemde her ne kadar hibrit eğitim yüz yüze eğitim kadar etkili olmasa da öğrencilerin derslerden geri kalmamasını sağlamıştır. 

 

  • Teknolojinin pedagojik süreçlere etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

             Entegrasyon süreci öğretmenin sınıfta aktif rol oynamasını gerektirmesinin yanında öğrencilerin süreçte daha kolay anlamalarını sağlaması yönüyle öğretmene kolaylık sağlamaktadır. Ayrıca öğrenciler teknoloji destekli öğrenme ortamlarını daha esnek ve bilgiye ulaşma noktasında daha kolay ve hızlı bulduklarını belirtmektedirler.  

 

Vatan Eğitim Kurumları             

Genel Müdür Yardımcısı Atilla Aktaş 

Devamı

Vatan’da yeni dönem ortak akıl ile planlanıyor

  • Eğitimde geçmişin anlayış ve uygulamalarıyla yeni dönemi yönetmek mümkün mü? Neler, nasıl değişiyor?

Günümüz dünyasının en belirgin özelliği, birçok alanda ve yerde görülen hızlı değişimlerdir. Bu hızlı değişim ve dönüşümlerle beraber günümüzde öğrencilere kazandırılması gereken bilgi ve becerilerin yoğunluğu ve

Devamı

Vatan, franchise sistemi ile Türkiye’de Nitelikli Eğitimi Yaygınlaştırıyor

S1 – Vatan eğitim kurumları bu yıl ki yeni stratejisi ve enerjisiyle çeyrek asrı devirmek üzere.
Bu çalışmalarınız neticesinde
Mevcut durumda kaç okul ve kurs merkeziniz bulunmaktadır ?
Bünyenizde istihdam sağladığınız personel sayısı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Vatan eğitim kurumları, 19 yıl önce bilgi ve tecrübelerimizin yanında heyecanımızı da katarak kurduğumuz bir marka. Vatan’ı kurduğumuz o gün hangi amaç ve duyguları hissediyorsak bugünde aynı hisleri paylaşıyoruz. Aynı şevk ve istekle Türk eğitim sistemine katkı sunup ülkemizin ve çağın ihtiyaç duyduğu nitelikli ve sorun çözen nesiller yetiştirmek için çalışıyoruz.

Devamı

Yabancı Diller Koordinatörü Dilek Düzenli ile Röportaj

YABANCI DİLLER KOORDİNATÖRLÜĞÜ
Kurum olarak yabancı dil eğitimi ile ilgili genel yaklaşımınızdan bahsedebilir misiniz?
      Vatan Okulları olarak Yabancı dil eğitimi ile ilgili olarak misyonumuz, dört dil becerisini (Okuma – Konuşma – Dinleme ve Yazma ) etkin bir şekilde kullanarak,

Devamı

Pandemi sürecinde öz denetim becerisi

Tüm dünyada etkili olan koronavirüs salgını ülkemizde de yaşanıyor. Koronavirüs sürecinde yayılmayı önlemek için bir takım önlemler alınıyor. Bu önlemlerin başında yayılma hızını engellemek için insanları yakın temastan uzak tutmak geliyor.

Devamı
Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this
Bize Ulaşın!