<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vatan Eğitim &#8211; Vatan Eğitim Kurumları</title>
	<atom:link href="https://www.vatanegitim.com.tr/kategori/vatan-egitim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vatanegitim.com.tr</link>
	<description>Eğitimin Vatanı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Mar 2021 12:47:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.2</generator>
	<item>
		<title>Eğitimin Vatanı&#8217;nda İnovatif Eğitim Öne Çıkacak</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/egitimin-vataninda-inovatif-egitim-one-cikacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2021 18:20:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Vatan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Dağhan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=14151</guid>

					<description><![CDATA[Vatan Eğitim Kurumları Genel Müdürü olarak göreve başlayan Orhan Dağhan, kurumun kısa ve orta vadeli hedeflerini artı eğitim’e anlattı. 2023 Cumhuriyetin 100. Yılında 223 eğitim kurumuna ulaşacaklarını belirten Dağhan, Vatan’ın eğitim yaklaşımında inovatif eğitimin merkezde olacağını söyledi. Orhan Bey, öncelikle “hayırlı olsun” diyerek başlamak istiyorum. Yeni yolunuzu ve hedeflerinizi öğrenmek]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vatan Eğitim Kurumları Genel Müdürü olarak göreve başlayan Orhan Dağhan, kurumun kısa ve orta vadeli hedeflerini artı eğitim’e anlattı. 2023 Cumhuriyetin 100. Yılında 223 eğitim kurumuna ulaşacaklarını belirten Dağhan, Vatan’ın eğitim yaklaşımında inovatif eğitimin merkezde olacağını söyledi.</strong><br />
<span id="more-14151"></span><br />
<strong>Orhan Bey, öncelikle “hayırlı olsun” diyerek başlamak istiyorum. Yeni yolunuzu ve hedeflerinizi öğrenmek isteriz.</strong></p>
<p>Teşekkür ederim. Belirttiğiniz gibi yeni marka çatısı altında yeni heyecan ve yeni hedeflerle yola çıktık. Vatan Eğitim Kurumları ile yepyeni bir yolculuğa başlıyoruz. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Dr. Turay Kesler’in takdirleriyle Genel Müdür olarak çalışmalarımıza ve planlamalarımıza başladık. Bu yolculuğun hepimiz için hayırlı, sağlıklı ve başarılı olmasını dilerim.</p>
<p><strong>Son zamanlarda salgın etkisiyle birlikte eğitim dünyasında bazı yenilikler ve değişimleri yaşamaktayız. Öğrenciler uzun zamandır yüz yüze eğitimden uzak kaldılar. Bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Öncelikle şunu samimiyetle ifade etmek isterim ki yüz yüze eğitimin yerini herhangi bir farklı model alamaz. Çünkü bizler eğitim kurumlarımızda insanı insanla şekillendiriyoruz. Ancak zorunluluktan dolayı farklı bir süreç yaşıyoruz. Eğitim, birey ve toplum için çok değerlidir. Ama insan sağlığı da en az eğitim kadar değerli ve önemlidir. Salgın süreci, eğitim dünyasını çok derinden etkilemektedir. Alışkanlıklarımızın birçoğunu değiştirmek ve yeni alışkanlıklar kazanmak zorunda kaldık. Eğitimde de yeni alışkanlıklar, modeller ve yöntemler kazanmaktayız. Hibrit öğrenme ve ileri ölçme-değerlendirme süreçlerinin gerçekleşmesi öğretmenlere ve öğrencilere yeni kazanımlar sağladı. Bakıldığı zaman zaten bizi bekleyen dijital dünyayı, olması gereken bir dönüşümü salgının etkisiyle birlikte öne almak durumunda kaldık.</p>
<p><strong>HİBRİT EĞİTİME HAZIRDIK</strong></p>
<p><strong>Vatan Eğitim Kurumları olarak hibrit süreci nasıl karşıladınız? Bu süreçte öğretmen ve öğrencilerinizle birlikte nasıl bir oryantasyon sürecinden geçtiniz?</strong></p>
<p>Vatan Eğitim Kurumları olarak çevrimiçi eğitim süreci ve teknoloji temelli öğrenme modelini salgından önce eğitim programlarımızda zaten öğrencilerimize sağlıyorduk. Böylece eğitimlerimizi, çevrimiçi platformlarımızda rahatlıkla sunabildik. Bununla birlikte kişiselleştirilmiş yapay zekâ temeli ile tüm öğrencilerimiz de kendi eğitim süreçlerini gözlemleyebildi. Salgın sürecinin başlamasıyla birlikte sistemleştirilmiş hibrit eğitim programlarımız bu süreci başarı ile sürdürülmektedir. Her öğrencimize ulaşabiliyor ve ilerlemelerini takip edebiliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Birçok eğitim uzmanı teknolojinin eğitiminde artık hep var olacağını ifade ediyor. Size göre eğitim ve teknoloji ilişkisi, bundan sonra nasıl bir korelasyonla ilerleyecektir?</strong></p>
<ol start="21">
<li>yüzyılın getirdikleri bize şunu göstermektedir: Veriler hızla değişip dönüşecek ve artık bilgiye daha kolay bir şekilde ulaşılacak. Kullandığımız teknolojik araçlar ile bilgiye inanılmaz bir hızla erişebiliyoruz. Dolayısıyla eğitim teknoloji ile bütünleşerek kendini daha belirgin hale getirecektir.</li>
</ol>
<p>Bu değişimler ve dönüşümler; sosyal, kültürel, ekonomik, siyasi ve eğitim alanlarında yapısal değişimleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle teknolojik imkânların artışı ve eğitim alanıyla ilişkisi, eğitim öğretim faaliyetlerinde zaman ve mekân sınırlarının aşılmasını sağlamıştır. Ortaya çıkan bu imkânlar ise bilgiye ulaşılmasında büyük kolaylıklar getirmiştir.</p>
<p>Bilgi çağında toplumun gereksinimlerine cevap verebilecek ve geleceğin dünyasında rol alacak bireyler, eğitimde teknolojinin imkânlarından yararlanmalıdır. 21. yüzyılı bilgi toplumunun yüzyılı olarak tanımlayacaksak bu durumda nitelikli ve kaliteli bilgiye her zaman, her yerde ve hızlı bir şekilde ulaşmak en önemli faktör olacaktır.</p>
<p><strong>Teknoloji temelli / destekli eğitim modellerinin yanı sıra yenilikçi bir eğitim modelini, gelişen ve değişen dünyamızda nereye oturtabiliriz?</strong></p>
<p>Teknoloji artık yaşamımızın merkezindedir. Teknoloji temelli eğitim modeline sadece öğrenciler değil, veliler ve öğretmenlerde uyum sağlamalıdır. Gelişen ve değişen dünyayı yakalamak sadece teknoloji temelli eğitim modeline uyum sağlamakla yeterli olmayacak. Bununla birlikte inovasyon sürecini de eğitimin merkezine almalıyız. İnovasyon, var olan bir şeye yenilikler katmaktır. Eğitim alanında birçok öğrenme-öğretme faaliyetleri vardır. Gelişen ve değişen dünyamızda bu uygulamaların yenilenmesi, güçlenmesi ve modernize edilmesi inovasyonun temel kazanımıdır.</p>
<p>Eğitimde inovasyon, geleceği bugünden üretmek için nitelikli birey yaratmaktır. Günceli yakalayan ve yaratıcı düşünebilen çocuklar yetiştirmek, eğitim sürecinin daha etkili ve hedef odaklı hale getirmek anlamına getirilmesidir.</p>
<p>Sonuç olarak eğitimdeki paradigmalar zamanın ruhuna göre dönüşüm göstermektedir. Bu dönüşümler yeni fikirlerin ortaya çıkmasına olanak sağlar. Ortaya çıkan bu yeni ve yaratıcı fikirlerin uygulama evresine geçiş, inovasyonun etkisiyle gerçekleşir. Eğitim modellerinden uygulamalarına ve kullanılan araçlarına kadar inovatif bir perspektifle planlama yapılmalıdır.</p>
<p><strong>SORU DEĞİL SORUN ÇÖZEN BİREYLER YETİŞTİRMELİYİZ</strong></p>
<p><strong>Bu bilgiler ışığında eğitimde başarıyı yakalayabilmek için neleri ön plana almalıyız?</strong></p>
<p>Bilindiği üzere, uluslararası düzeyde bazı sınavlar organize ediliyor. PISA-TIMMS sınavları bunlardan bazılarıdır. Maalesef bu sınavların sonuçlarına baktığımızda istediğimiz yerde değiliz. Son açıklanan TIMMS sınavında öğrencilerimiz bir önceki sınava oranla yükseliş göstermiştir. Ama hedefimiz ilk 5’e girmek olmalıdır. PISA-TIMMS gibi sınavlar eğitimde yaşanılan rekabeti ve problemleri gözler önüne seriyor. Bu sınavlar ışığında eğitimde var olan geleneksel uygulamaların yeterli katkıyı sağlamadığı ortadadır. Yani soru çözen değil, sorun çözen bireyler yetiştirmeliyiz. Yenilikçi fikirler ve uygulamalar ise eğitimde ihtiyaç duyulan inovasyon için imkân sağlamaktadır.</p>
<p>Eğitimde inovasyon sadece bir imkân değildir. İnovasyon eğitim dünyamız için bir gerekliliktir. Ortaya çıkan bazı eğilimler, çocukların ve gençlerin öğrenme ve anlama şekillerinde bir değişikliğin zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin, eğitim noktasında öğrencilerin ilgi ve dikkatini çekebilmeleri için yaratıcı yaklaşımları uygulaması mecburiyet haline gelmiştir. Bu da sadece eğitimde inovasyon ile başarılır.</p>
<p><strong>Son olarak inovasyonun eğitim dünyası için merkeze alınması ile özellikle öğrencilerimizde nasıl bir gelişim ortaya çıkacaktır?</strong></p>
<p>Bilindiği üzere ülkemizin merkezî sınavlar gibi bir gerçeği var: Çocuklarımızın tüm motivasyonlarını ve konsantrasyonlarını sınav gerçeğinin sınırlarına hapsediyoruz. Bu bakış da onlardaki potansiyellerin kaybolmasına neden oluyor. Oysaki yaşam, bu kadar dar sınırlara sahip değildir. Sınav gerçeğini reddetmiyoruz ancak eğitimin sadece sınavdan ibaret olmadığının altını çiziyoruz. 21. yy. bilgi çağında bilgiyi üretenler, nitelikli bilgiye erişenler ve onu doğru kullananlar çağının lideri olabilir. Peki, günümüzde liderlik ( eğitim) nedir? Sadece sınavlardan yüksek başarı elde etmek midir? Hayır. İnovasyonla birlikte ileriye sıçrayan ve liderlik potansiyeline sahip çocuklarımız var ve açığa çıkarmaya devam ediyoruz. Eğitim-öğretim plan ve programlarımızda çocuklarımızın bulundukları zaman ve mekanda en doğru kararları verebilen liderler olabilmesine olanak sağlamak adına öğrenme süreçlerinde şu dört noktaya önem veriyoruz: “anlamayı düzenleme, araştırmayı tetikleme, süreç analizi ve sonuç üretme.” Bu nitelikleri benimsemiş ve yaşamında etkin hale getirmiş çocuklarımız çağının potansiyel lideri olabileceklerdir.</p>
<p><strong>KUTU</strong></p>
<p><strong>HEDEF 2023’TE 223 OKUL</strong></p>
<p><strong>Y</strong><strong>eni heyecanınız ve hedefleriniz çerçevesinde, Vatan Eğitim Kurumlarından bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>Vatan Eğitim Kurumlarını şu iki bölüm üzerinden anlatmaya çalışalım. Biliyorsunuz ki eğitim kavramı altında birçok marka bulunuyor. Biz de öyle bir isim olmalı ki tüm Türkiyemize hitap etmeli diye fikir alışverişinde bulunduk. Şemsiye kavramı bizim için önemli bir örnek oldu. Nasıl ki yağmur yağdığında herkes şemsiyenin altında bulunmak isterse bizde öyle bir isim olmalı ki herkesi kapsayacak ve tüm vatandaşlarımızı çatısı altına alabilecek bir niteliğe sahip olsun istedik. “VATAN” isminde bu şekilde karar kıldık. Tabii ki bu buluşun lideri Yönetim Kurulu Başkanımız Dr. Turay Kesler’dir.</p>
<p>Kendilerinin hedef ve hayallerini öğrendiğimizde biz de bu projede bulunmak istedik. Hem “VATAN” ismi hem de Başkanımızın değerli varlığı, planlarımızın ve projelerimizin oluşmasında bizim için önemli motivasyon kaynağı olmuştur. 2021 yılı sonuna kadar kısa vadeli hedefimiz 101 kurum, orta vadeli hedefimiz ise 2023 Cumhuriyetimizin 100. Yılında</p>
<p>223 kurumu bünyemize katmayı hedefliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2021 Yılının En Hızlı Büyüyen Eğitim Markası</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/2021-yilinin-en-hizli-buyuyen-egitim-markasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2021 08:30:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Vatan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[turay kesler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=14021</guid>

					<description><![CDATA[S – VATAN markasının felsefesinden ve adını sıkça duyduğumuz VMOD eğitim sisteminin içeriğinden kısaca bahsedebilir misiniz ? Verimli, akademik, teknolojik, akılcı, nitelikli eğitimin öncüsü olarak kurgulanan Vatan eğitim kurumları ; elde ettiği başarılar, kültür, sanat ve spora yapmış olduğu yatırımlar, vermiş olduğu kaliteli eğitim, en ince ayrıntısıyla düşünülmüş fiziki yapılar,]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>S – VATAN markasının felsefesinden ve adını sıkça duyduğumuz VMOD eğitim sisteminin içeriğinden kısaca bahsedebilir misiniz ?</strong></p>
<p><strong>Verimli, akademik, teknolojik, akılcı, nitelikli</strong> eğitimin öncüsü olarak kurgulanan Vatan eğitim kurumları ; elde ettiği başarılar, kültür, sanat ve spora yapmış olduğu yatırımlar, vermiş olduğu kaliteli eğitim, en ince ayrıntısıyla düşünülmüş fiziki yapılar, her geçen yıl kendini yenileyen güçlü altyapı ve donanımıyla <strong>eğitimin vatanı</strong> haline gelmiştir.<span id="more-14021"></span>21. yüzyıl gerekliliklerini biliyor ve yetişen nesillerin yeni çağı yakalaması için sistemlerimizi yeniliyor ve geliştiriyoruz. Bu yıl eğitim sistemimizde yeni bir ilke imza atarak yapılandırmacı yaklaşım ; <strong>verimli eğitim modeli VMOD’U hayata geçirdik.</strong></p>
<ul>
<li>Teknoloji ve İnovasyon Merkezi</li>
<li>Yabancı Diller Gelişim Merkezi</li>
<li>Rehberlik ve Kariyer Merkezi</li>
<li>Sınavlara Hazırlık ve Ölçme Değerlendirme Merkezi</li>
<li>Kültür &amp; Sanat Merkezi</li>
<li>Sportif ve Sosyal Gelişim Merkezi</li>
<li>Akademi merkezleriyle</li>
</ul>
<p>öğrencilerimizin her alanda gelişimini takip ediyor ve donanımlı bireyler olarak yetişmesini sağlıyoruz.</p>
<p><strong>S &#8211; Mevcut durumda kaç okul ve kurs merkeziniz bulunmaktadır ? </strong></p>
<p><strong>Bünyenizde istihdam sağladığınız personel sayısı hakkında bilgi verebilir misiniz ?</strong></p>
<p>Vatan eğitim kurumları, 18 yıl önce bilgi ve tecrübelerimizin yanında heyecanımızı da katarak kurduğumuz bir marka. <strong>Vatan’ı </strong>kurduğumuz o gün hangi amaç ve duyguları hissediyorsak bugünde aynı hisleri paylaşıyoruz. Aynı şevk ve istekle Türk eğitim sistemine katkı sunup ülkemizin ve çağın ihtiyaç duyduğu nitelikli nesiller yetiştirmek için çalışıyoruz. Şuan da <strong>İstanbul, Sakarya, Antalya, Gümüşhane ve Erzurum’da</strong> faaliyet gösteren <strong>16 okul ve 11 kurs merkezimiz</strong> bulunmaktadır. <strong>500 kişinin</strong> üzerinde akademik ve idari kadromuzla <strong>her yıl 6000’in</strong> üzerinde öğrenciye hizmet vermekteyiz.</p>
<p><strong>S– Bünyenizde bulunan Vatan Okulları ve Vatan Kurs markalarının yanında Vatan VIP ve Vatan Çocuk Markalarını hayata geçirdiniz. Bu markalar hakkında bilgi paylaşabilir misiniz ?</strong></p>
<p>Kurulduğumuz gün itibariyle eğitimde kaliteyi arttırmak adına yenilikçi bir anlayışı sahiplendik. Okul ve kurslarımızın tüm kademlerini bu anlayışla yönettik. Şimdi ise kurs kademesinde VIP dediğimiz özel bir kategoride hizmet vermeyi planlıyoruz.</p>
<p>Vatan VIP Kurs modelinde öğrencilerimize akademik, sosyal, fiziksel anlamda özel olmanın ayrıcalığını hissettireceğiz.</p>
<p>1-3-5 kişilik sınıflar, bire bir özel dersler, koçluk sistemi, kişiye özel çalışma modeli, konu analizi ve eksik tamamlama, kişiye özel kariyer planı, zihin haritası testi, zengin yayın içeriği, rehberlik ve danışmanlık sistemi gibi pek çok alanda öğrencilerimize özel bir eğitim sunacağız.</p>
<p>Okulöncesi kademesinin diğer kademelere göre daha hassas daha özverili daha ilgili bir dönem olduğunun farkındayız. Eğitim, güvenle başlar. Çocuklarımızı vatan güvencesi ile tanıştırıyoruz. Özel bir eğitim sunmak, bireysel anlamda yeteneklerini keşfetmesini sağlamak, gelecek yıllar adına güçlü temeller oluşturmak adına anaokullarımıza ayrı bir misyon ve anlam yükleyip Vatan Çocuk olarak markalaşırdık.</p>
<p>Her iki markamızın Türk eğitim sistemine ve kurumlarımıza güç katacağına inanıyor ve bu doğrultuda çalışıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>2021 YILININ BİTİMİNE KADAR 100 ŞUBE OLACAĞIZ.</strong></p>
<p><strong>S– Geçtiğimiz aylarda Vatan eğitim kurumlarının franchise vererek yakında tüm Türkiye’de olacağını ifade ettiniz. Bu süreçten biraz bahsedebilir misiniz ? </strong></p>
<p>Vatan eğitim kurumları,  tüm marka ve kategorilerde kalite eğitimin adresi olmuştur. Kurulduğu günden beri akademik, sanatsal, sportif ve tüm alanlarda proje ve çalışmalarıyla üstün başarılar elde etmiştir. Bunu tabi ki disiplinli eğitim anlayışı, işini özveri ile yapan idarici/öğretmenlerine ve her zaman aile olmayı başarabildiğimiz velilerimize borçluyuz.18 yıllık tecrübe, deneyim ve birikimlerimizi <strong>tüm Türkiye’ye</strong> ulaştırmak istiyoruz. Bu doğrultuda kurumsal vizyonumuzla uyuşan, aynı idealler ve hedefler doğrultusunda yol yürüyebileceğimiz, kalite standartlarının üzerinde hizmet verme anlayışında olan eğitim yatırımcılarıyla <strong>Vatan markasını</strong> tüm Türkiye’ye ulaştıracağız. Mevcut durumda 5 ilde 16 okul ve 11 kurs merkeziyle faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Franchise verme kararıyla uyguladığımız stratejiler doğrultusunda beklediğimizin çok daha üzerinde talepler alıyoruz. Türkiye’nin tüm bölgelerinde eğitim yatırımcılarıyla görüşmelerimiz devam etmektedir. Bir yandan görüşmelerimiz devam ederken bir yandan da anlaştığımız şubelerle imza törenlerimizi gerçekleştiriyoruz. Edirne’den Kars’a , Sinop’tan Hatay’a Vatan eğitim bayrağını taşımanın heyecanı içerisindeyiz.</p>
<p><strong>2021 yılının bitimine kadar 100 şube olma</strong> hedefi doğrultusunda çalışmalarımız devam etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>VATAN MARKASININ ANLAYIŞINI VE DEĞERLERİNİ ÜLKEMİZİN DÖRT BİR YANINA ULAŞTIRACAĞIZ.</strong></p>
<p><strong>S- Franchise modeliyle eğitime yatırım yapacak olanlar için hem bilgi hem de tercih sebebi olması açısından bilgi paylaşabilir misiniz ?  </strong></p>
<p>Eğitim, bir ülkenin gelişmesi, sağlam temellere dayandırılması ve geleceğe umutla bakması için yegane yoldur. Öncelikle şunu belirtmeliyimki  ; öğrencilerimiz, velilerimiz ve bu kutsal mesleği icra eden öğretmenlerimizin kısacası ülkemizin güvenilir eğitim kurumlarına ihtiyacı var.</p>
<p>18 yıl önce kurduğumuz Vatan eğitim kurumları her dönemde uyguladığı politikalarla başarıyı ve kaliteyi yakalamıştır. Türkiye’nin içinden geçtiği kaotik ve karmaşık dönemlerde ismi bir kere bile şaibeye karışmamız temiz bir markadır. Yetiştirdiğimiz on binlerce öğrencimiz bu ülkenin aydınlığı geleceği olmuştur.</p>
<p>Bugüne dek elde ettiğimiz tecrübe ve kazanımları paylaşmak, <strong>VATAN </strong>markasının anlayışını ve değerlerini ülkemizin dört bir yanına ulaştırmak için kurs ve okul kategorilerinde franchise vermeye karar verdik.</p>
<p>Vatan eğitim kurumları, genel müdürlük yapısı ile yönetilmektedir. Eğitim, insan kaynakları, mali işler, hukuk, satınalma, kurumsal iletişim ve pazarlama birimleriyle profesyonelce kurgulanmıştır.</p>
<p>Tüm bunların yanında yeni eğitim modelleri geliştirmek, projeler ortaya koymak, kurumsal çalışmalar için eğitim koordinatörleri, zümre başkanları ve alt kademeleriyle büyük bir ar-ge çalışması yürütülmektedir.</p>
<p><strong>Değerli eğitim yatırımcıları, </strong></p>
<p>Bu uzun yolculukta her konuda daima size destek olacağımızı bilmenizi isteriz.</p>
<p>18 yıllık tecrübemizi, Vatan’ın kurumsal hafızasını ve yönetim desteğini yanında hissedeceklerdir.</p>
<p>Kurum açılış sürecinden başlayarak resmi işler, mali planlamalar, personel planlaması, satış&amp;pazarlama stratejisi, lojistik ihtiyaçları, eğitim yönetimi gibi <strong>A’dan Z’ye tüm süreçlerde yanınıza olacağız.</strong></p>
<p>Franchise modelimiz maddi ve manevi yönden uygulanabilir ve yatırımcılarımıza yol açan ve gösteren sistemle hazırladık. Sadece sözleşmeyi imzalamak ve tabelayı asana kadar ki süreçten ibaret değildir.</p>
<p>Güçlü bir birliktelik için sizleri <strong>Vatan </strong>çatısı altında bir araya gelmeye davet ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kesintisiz ve Ulaşılabilir Eğitim Sağladık</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/kesintisiz-ve-ulasilabilir-egitim-sagladik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2020 12:58:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Vatan Eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=13648</guid>

					<description><![CDATA[ Okullar pandemi şartlarına uygun hale gelmek için hangi uygulamaları hayata geçirdiler? Dünya Sağlık Örgütü Covid-19 salgınını pandemi ilan ettikten sonra daha önce hiç karşılaşmadığımız bir süreç içerisine girdik. Vatan Eğitim Kurumları olarak mart ayından itibaren geçen bu zamanda önceliğimiz öğrenci ve öğretmenlerimizle sağlıklı bir şekilde eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Okullar pandemi şartlarına uygun hale gelmek için hangi uygulamaları hayata geçirdiler?</strong></p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü Covid-19 salgınını pandemi ilan ettikten sonra daha önce hiç karşılaşmadığımız bir süreç içerisine girdik. Vatan Eğitim Kurumları olarak mart ayından itibaren geçen bu zamanda önceliğimiz öğrenci ve öğretmenlerimizle sağlıklı bir şekilde eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam etmek oldu.<span id="more-13648"></span>Pandemi ile mücadelede alınacak tedbirleri iki kısımda ele aldık. Birinci kısım eğitim-öğretim faaliyetleri başlamadan önce alınacak önlemler, ikincisi ise eğitim-öğretim faaliyetleri başladıktan sonra alınacak önlemler. Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalar doğrultusunda Kurumlarımızın bahçelerinden başlayan temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri lobi, sınıf, teneffüs alanları, yemekhane, kütüphane ve sosyal alanların ne sıklıkta hangi malzemelerle temizleneceği destek personellerimize detaylı şekilde anlatılmış olup bu işlemlerin kontrolü ve düzeni açısından Kurumların her alanı için bir sorumlu belirlenmiştir. Öğrenci, veli ve çalışanlarımıza Covid-19 bilgilendirme seminerleri vererek pandemi şartlarında Eğitim Kurumlarımızda yeni normale uyum sürecimizi anlattık. Özellikle küçük yaş gruplarında öğrenciyi her gün aynı kişinin getirmesini talep ettik. Covid-19 pandemi el kitapçıkları hazırlayarak sosyal mesafe çemberleri oluşturup Kurum girişlerinde termal ateş ölçerler ile pedallı antiseptikler bulundurarak Kurumlarımızı kontrollü bir şekilde eğitim ve öğretim faaliyetlerine hazır hale getirmiş olduk.</p>
<p><strong>Sınıf ve ders ortamı nasıl düzenlendi?</strong></p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetmeliklerine ve pandemi şartlarına uygun olarak ders esnasında öğrenciler arasında en az 1 metre mesafe olacak şekilde ve çapraz oturma düzenleri oluşturuldu. Öğrencilerimizin hem sınıf ortamında hem de diğer sosyal donatı alanlarında ve yemekhanelerde oturacakları alanlar kendilerine özel belirlendi. Teneffüslere sınıfların kademeli olarak çıkması ve öğrencilerin sosyal mesafe kurallarına uygun davranmaları sağlandı. Sınıflara Covid-19 bilgilendirmesi ile ilgili görsel ve yazılı materyaller asıldı. Derslikler, gün boyu düzenli bir şekilde havalandırıldı. Ders bitiş saatlerinden sonra sınıflarımız tekrar dezenfekte edilerek ertesi güne hazır hale getirildi.</p>
<p><strong> Öğrenciler ve ailelerle pandemi riskine karşı iletişim kanallarını nasıl kurdular?</strong></p>
<p>Pandeminin ilk günlerinden itibaren tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok konuda yeni düzenlemelere gidilmiştir. İletişim kanalları da bu düzenlemelerin başında geldi. Velilerimizi öncelikle resmi bilgilendirmeler dışında birtakım kulaktan dolma bilgilere itibar etmemeleri konusunda uyarılarda bulunduk. Online toplantılar, telefon, sms ve Vatan Eğitim Portalı aracılığı ile bilgilendirdik. Bulaş riski ile ilgili Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu açıklamalarını dikkate almaları gerektiğini ifade ettik.</p>
<p><strong> Öğretmenler hangi eğitimlerden geçirildiler?</strong></p>
<p>Dünyada etkisini hızlı bir şekilde artıran ve pandemi haline gelen Covid-19, uzun süre sonra gündemimizde olacak olan uzaktan eğitim modeliyle daha erken tanışmamıza vesile oldu. Bu, gerekli fakat zorunlu bir geçiş oldu. Bu dijital geçişin en büyük yankıları eğitim dünyasında gerçekleşti. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “uzaktan eğitim” yapılacağı açıklandığında bu durum milyonlarca öğretmeni, öğrenciyi ve veliyi hiç bilmedikleri bir konuyla karşı karşıya bırakmış oldu. İlköğretim ve ortaöğretimde uzaktan eğitim yaygın bir model olmadığı için eğitim camiasını zorlu bir süreç bekliyordu. Eğitim-öğretimi kaldığı yerden devam ettirebilmek adına öğretmenler ve yöneticiler üstün bir çaba gösterdiler. Bu süreçte, ilkokuldan üniversiteye tüm kademelerde etkili bir uzaktan eğitim süreci yönetebilmek için öğretmenlerin dijital becerilere sahip olması gerektiğinin önemi de fark edildi. Öğretmenlere; uzaktan eğitim modelleri, uzaktan eğitim ile verilecek programlar, online platformlar, bunlarla eş güdümlü çalışabilecekleri ve kullanabilecekleri materyallerle ilgili alanında uzman kişiler tarafından seminerler ve eğitimler verilmesinin sürecin nasıl yönetileceği, öğrenci ve veli açısından nasıl değerlendirileceği, bunun yanı sıra pandemi ile ilgili yaşanabilecek herhangi bir durumda uygulanması gereken yöntemlerle ilgili sağlık eğitimleri verilmesinin mesleki gelişimleri açısından çok önemli olduğunu gördük.</p>
<p><strong>Yüz yüze eğitim ile uzaktan eğitimi nasıl entegre ettiler?</strong></p>
<p>Pandemi dönemi bizim için eğitim-öğretim faaliyetlerinin en önemli kıstasının kesintisiz ve ulaşılabilir olması gerekliliğini öğretti. Ülkemizde öğrencilerimizin akademik ve sosyal yaşantılarında yaşlarının gereği olan kazanımları elde edebilmeleri için pandemi döneminin başlarında sadece uzaktan, yeni eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren de kademeli bir biçimde uzaktan ve yüz yüze olarak ders programlarımızı güncelledik. Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ziya Selçuk’un “Pandemi bitse bile uzaktan eğitim artık hayatımızda yer alacak.” söylemi bizlerde önümüzdeki günlerde de eğitim programları ve işlenecek müfredatlar bakımından yeni düzenlemeler olacağı beklentisi oluşturdu. Hibrit eğitim modeli ile öğrencilerimiz pandemi koşullarında en az temas ile kesintisiz olarak eğitimlerini alacaklar.</p>
<p><strong>Yeni döneme yönelik öğrencilerin uyumu için hangi programları başlattılar?</strong></p>
<p>Pandemi nedeniyle çok uzun bir zamanı evde geçiren çocuklarımızı okula adapte edebilmek için eğitimin yüz yüze olduğu günlerde 30 dakika ders 15 dakika teneffüs şeklinde bir planlama yapıldı. Amacımız onlar için bir hayli sıkıcı geçen bu dönemin üzerlerinde bırakmış olduğu olumsuz etkiyi azaltabilmek. Öğrencilerimizin okulda geçirdikleri zaman içerisinde pandemi döneminde dikkat edilmesi gereken hususlar rehber öğretmenler ve danışman öğretmenleri tarafından öğrenci yaş ve seviyelerine uygun olarak temizlik ve hijyen konularında eğlenceli bilgilendirmeler yapıldı. Maske ve sosyal mesafe temalı oyunlar ile küçük yaş gruplarının sosyalleşmesi, akranları ile iletişim kurması sağlanarak duygu düzenleme çalışmaları yapıldı.Özellikle oyun gruplarında uzun süren kısıtlamalar sonucunda çocuklarımızı mental açıdan rahatlatmak birinci önceliğimiz olmuştur.</p>
<p><strong>Yüz yüze eğitime kademeli geçiş için neler öneriyorlar?</strong></p>
<p>Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın okulların 31 Ağustos’ta uzaktan eğitimle açılacağını, 21 Eylül’den itibaren ise kademeli olarak yüz yüze eğitime geçileceğini açıklamasının ardından herkes süreci merak ediyordu. Bu süreçte genel kabul gören Hibrit modeli, eğitim süresinin bir kısmını yüz yüze bir kısmının online verilmesidir. Şunu unutmamak lazım öğrencinin yeri okuldur. “Okul sokaktan güvenlidir!” mottosuyla her türlü tedbiri almış bir Milli Eğitim camiası var. Eğitim faaliyetlerinin haftanın birkaç günü ile kısıtlı da olsa öğretmenle öğrencinin yüz yüze etkileşime geçmesini öneriyoruz. Bununla ilgili Eğitim STK’leri Bakanlığımızla görüşmelere devam etmekte. Yüz yüze eğitimin sadece akademik anlamda değil sosyal ve duygusal anlamda da çok ciddi etkisi olduğunu biliyor, eğitimin kesintisizlik ilkesini rehber alarak en güvenli yerlerimiz olan okullarımızın yüz yüze eğitime tekrar açılacağı günü heyecanla bekliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Öncesi Eğitimin Tanımı ve Önemi</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/okul-oncesi-egitimin-tanimi-ve-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2020 15:31:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Vatan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[okul öncesi eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[özlem Azargün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=9487</guid>

					<description><![CDATA[Okul öncesi eğitim, mecburi öğrenim çağına gelmemiş çocukların, fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerinin sistemli bir ortam içinde daha iyi gelişmesini sağlayan, yeteneklerin gelişmesine yardım ve rehberlik eden, onları ilkokul sürecine hazırlayan ve temel eğitim bütünlüğü içinde yer alan bir eğitim devresidir (Demir, 2001). Mialeret, OÖE’in, çocuğun doğumdan ilkokula girişine]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Okul öncesi eğitim, mecburi öğrenim çağına gelmemiş çocukların, fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerinin sistemli bir ortam içinde daha iyi gelişmesini sağlayan, yeteneklerin gelişmesine yardım ve rehberlik eden, onları ilkokul sürecine hazırlayan ve temel eğitim bütünlüğü içinde yer alan bir eğitim devresidir (Demir, 2001). Mialeret, OÖE’in, çocuğun doğumdan ilkokula girişine kadar olan yaşam sürecindeki eğitim olduğunu vurgulamıştır. (Başal, 1998). Konaklı’ya (1992) göre, “OÖE, çocukların ilköğretime başlamalarından önceki dönemde, zihinsel, duygusal, kültürel, bedeni ve sosyal gelişmesini içine alan, yaş ve yetenek özelliklerini de dikkate alarak yapılan planlı ve programlı eğitimdir”</p>



<p><span id="more-9487"></span></p>



<p>OÖE kurumları; kişilik yapısının en çok etkilendiği OÖ dönemi, çocukların bilişsel, sosyal, fiziksel ve duygusal gelişimleri açısından en sağlıklı şekilde geçirmesini, aileyi okul öncesi eğitimi konusunda bilgilendirmeyi ve çocukları hayata hazırlamayı amaçlamaktadır. Çocuklar gelişimlerine ilişkin temel beceri ve bilgileri, alışkanlıkları, tutumları ailede kazanmaktadırlar. Bu nedenle aile, çocuğun gelişimi, bakımı ve eğitiminden sorumlu başlıca kurumdur. OÖE kurumları aileden sonra, çocuğu toplumsal yaşama hazırlamada aileyi destekleyen kurumlar olarak sistem içinde yerlerini almaktadırlar (Kandır, 2001). Çocuğun 3–6 yaşları arasında, günlük yaşama sağlıkla uyumu, karşılanması gereken psikolojik ve sosyo-kültürel gereksinimleri ve bu hususların tesadüfî yaşantılara bırakılmasının zararları üzerinde durulduğunda okulöncesi eğitimin önemi daha da belirgin bir hal alır (Varış, 1989).</p>



<p>Yılmaz’a (1991) göre, “okulöncesi eğitim”, Türk Milli Eğitim sistemi içinde, onu düzenleyen temel ilkeler çerçevesinde ve Türk Milli Eğitimi’nin amaçları doğrultusunda her çocuğun kendi özellik ve yeteneklerine uygun olarak, her yönden gelişmesini sağlayan ve ilköğretime hazırlayan düzenli bir eğitimdir”. OÖ dönem denildiğinde akla ilk gelen yaş aralığı 0–6 yaşlardır. İlköğretime başlamadan önceki bu yıllar aslında okul dışı bir eğitimi vurgulamaktan ziyade, ilköğretim öncesi eğitimi kapsamaktadır. </p>



<p>Oktay’a (1993) göre , “OÖ en geniş anlamında çocuğun doğumundan ilköğretime başlayıncaya kadar geçen süre içindeki tüm eğitimsel etkinlikler “okul öncesi eğitim” diye adlandırılabilir. Daha dar anlamında ise OÖE terimi, 3-5 yaşları arasındaki çocukların düzenli bir programla eğitildikleri kurumlardaki eğitim için kullanılmaktadır”.</p>



<p>OÖE, çevresini merak eden, düşünmeye ve öğrenmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini teşvik etme, yönetme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir (Senemoğlu, 1994).</p>



<p>Çocuğun kendisine olan güven duygusunu geliştirmek, yarının mutlu insanlarını yaratmak, yaşadığı toplum yapısında alacağı yeri ve yükleneceği sorumlulukları öğrenmesini sağlamak, kişiliğini ve özel yeteneklerini geliştirmek OÖ eğitimle mümkündür (Acun ve Erten, 1993).</p>



<p>OÖ dönem çocuğun çevresiyle iletişim kurmaya istekli olduğu, çevresini araştırıp tanımaya çalıştığı, yaşadığı toplumun değer yargılarını ve o toplumun kültürel yapısına uygun davranış ve alışkanlıkları kazanmaya başladığı bir dönemdir (Şahin, 2005). </p>



<p>4–6 yaş dönem çocuklar için eğitimin çok önemli olduğu, bilişsel gelişimin hızla geliştiği bir çağdır. Bu yüzdendir ki batı ülkelerinde bu çağda yapılacak eğitime ağırlık verilmekte ve zorunlu eğitim OÖ eğitimi de kapsayacak şekilde geliştirilmektedir. Ülkemizde aileler arasındaki çevre, bölge, seviye gibi farklılıklar dikkate alınırsa konu daha da fazla önem kazanır (Kantarcıoğlu, 1998).</p>



<p>Yapılan bilimsel araştırmalar ve çağdaş eğitim alanındaki uygulamalar, çocukların OÖ dönemdeki yaşantılarının daha ileriki yıllarda sosyal, zihin, duygu ve bedensel gelişimlerini etkileyen en önemli faktörlerden birisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca erken yaşlarda verilen eğitimin, çocuğun yeteneklerinin gelişmesinde çok önemli payının olduğu da bilinen bir gerçektir (Yangın, 1991).</p>



<p>Bu nedenledir ki tesadüflere bırakılmayacak kadar bilimsel, ciddi ve sistematik bir organizasyon ile yönlendirilmesi gereken OÖE hizmeti, tüm eğitim sisteminin en can alıcı noktasıdır (Sevinç, 2003). Unutulmamalıdır ki çocukların duygusal, zihinsel ve kişilik gelişiminin % 70’i 0–6 yaş arasında tamamlanmaktadır (http://yayım.meb.gov.tr).</p>



<p>OÖE’in özel amaç ve görevleri, Milli Eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun şekilde belirlenmiştir. Bunlar (MEB, 2006): </p>



<ol>
<li>Çocukların beden, zihin ve duygu gelişmesini ve iyi alışkanlıklar sağlamak</li>
<li>Onları ilköğretime hazırlamak</li>
<li>Şartları elverişsiz çevrelerden ve ailelerden gelen çocuklar için ortak bir yetiştirme ortamı yaratmak, çocukların Türkçe’yi doğru ve güzel konuşmasını sağlamak.</li>
</ol>



<p>OÖE programının dayandığı temel ilkeler şunlardır (MEB, 2006): </p>



<p>Çocukların çok yönlü gelişmelerini sağlayan eğitim ortamı sağlanmalıdır. </p>



<ul>
<li>Okul öncesi eğitim çocukların gereksinimlerine ve bireysel farklılıklarına uygun olmalıdır. </li>
<li>Okul öncesi eğitim çocuğun psikomotor, sosyal-duygusal, dil ve bilişsel gelişimini desteklemeli, özbakım becerilerini kazandırmalı ve onu ilköğretime hazır duruma getirmelidir. </li>
<li>Eğitim ortamında çocuğun bildiklerinden başlanmalı ve deneyerek öğrenmesine imkan sağlanmalıdır.</li>
<li>Çocukların Türkçeyi doğru ve güzel konuşmaları için gerekli özen gösterilmelidir. </li>
<li>Erken çocukluk eğitimde verilen eğitim ile çocukların sevgi, saygı, işbirliği, sorumluluk, hoşgörü, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma duygu ve davranışları geliştirilmelidir. </li>
<li>Eğitim, çocuğun kendine saygı ve güven duymasını sağlamalı, ona öz denetim sağlamalıdır. </li>
<li>Oyun okul öncesi çocuğu için en iyi öğrenme yöntemidir. Bütün etkinlikler oyun temelli oluşturulmalıdır. </li>
<li>Çocuklarla iletişimde kişiliklerini zedelemeyecek şekilde yaklaşılmalı, yaptırım ve kısıtlamalara yer verilmemelidir. </li>
<li>Çocukların bağımsız davranışlar ortaya koyması engellenmemeli, yardıma ihtiyaçları olduğunda rehberlik edilmeli ve güven verici yakınlık sağlanmalıdır. </li>
<li>Çocuğun kendinin ve başkalarının duygularına empati göstermesi sağlanmalıdır. </li>
<li>Çocukların hayal güçleri, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri, iletişim kurma ve duygularını anlatabilme davranışları geliştirilmelidir.</li>
<li>Programlar hazırlanırken aile- çevre özellikleri önemsenmelidir. </li>
<li>Bu eğitim sürecinde ailenin ve çocuğun etkin katılımı sağlanmalıdır.</li>
<li>Okul öncesi eğitimde çocuğun gelişimi ve okul öncesi programı düzenli olarak değerlendirilmelidir.</li>
<li>Okul öncesi eğitimde değerlendirme sonuçları çocukların, öğretmenin ve programın geliştirilmesi amacıyla etkin olarak kullanılmalıdır.</li>
</ul>



<p class="has-normal-font-size"><strong>Özlem AZARGÜN </strong>Psikoloji Yüksek Lisans Tezi / 2017 Vatan Anaokulları Zümre Başkanı Ataköy Vatan Anaokulu Okul Müdürü</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19 ve Oryantasyon Sürecinin Önemi</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/covid-19-ve-oryantasyon-surecinin-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2020 13:45:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Vatan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ataköy vatan okulu]]></category>
		<category><![CDATA[seray kantarmacı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=9478</guid>

					<description><![CDATA[Oryantasyon Sürecinin Önemi Okul öncesi dönem okula uyum sürecinin yaşandığı ilk dönemdir. Okul hayatının en önemli dönemleri okulun başladığı ilk zamanlar olarak gösterilmektedir. Bu dönemdeki deneyimler hem okul öncesi eğitimi hem de ilkokul sürecini etkileyebilmektedir. Oryantasyon Sürecini Nasıl Sürdürmeliyiz?Çocukların okulda güvende hissetmeleri, uyum sağlamaları için önemli bir ön koşuldur.Çocukların okula]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Oryantasyon Sürecinin Önemi</strong></p>



<p>Okul öncesi dönem okula uyum sürecinin yaşandığı ilk dönemdir. Okul hayatının en önemli dönemleri okulun başladığı ilk zamanlar olarak gösterilmektedir. Bu dönemdeki deneyimler hem okul öncesi eğitimi hem de ilkokul sürecini etkileyebilmektedir.</p>



<span id="more-9478"></span>



<p><strong>Oryantasyon Sürecini Nasıl Sürdürmeliyiz?<br></strong>Çocukların okulda güvende hissetmeleri, uyum sağlamaları için önemli bir ön koşuldur.Çocukların okula uyum sağlama sürecinde direnç gösterdikleri tepkilerin önemli bir kısmının, o ana kadar alışık oldukları kişi ya da ortamdan farklı bir çevreye girmek durumunda kalmalarından kaynaklandığı bilinmektedir.Öğretmenlerin çoğu uyum sürecinde çocuğun güvenini kazanmak, ilgi alanlarını öğrenip sınıfta genel uyumu sağlamak amacıyla çalışmalar geçekleştirmektedir.<br>&nbsp;<br>Okula uyum sürecinin sağlıklı bir şekilde geçirilebilmesi için ailelere ve öğretmenlere önemli görevler düşmektedir. Okul öncesi eğitim dönemi çocukların okul algılarının oluşumunda önemli bir yere sahiptir.</p>



<p>Deneyimli okul öncesi öğretmenlerinin sınıflarını yönetirken öncelikle pozitif bir sınıf iklimi oluşturma, organizasyon ve yapının tümünü kapsama, sık sık bireysel ilişki kurma, öğrencilerin aktif katılımını sağlama, beklentilerle plan arasında eş güdüm sağlama, çocuk gelişiminin temel prensiplerini göz önünde tutma ve açık iletişime dikkat etmektedir.<br>&nbsp;<br>&nbsp;<br><strong>Oryantasyon Sürecinde Ailenin Rolü</strong></p>



<p>Çocuğun yaşamında önemli bir yeri olan ebeveynler ve öğretmenlerin çocuğu tüm gelişim alanlarında birlikte desteklemeleri gerekmektedir.&nbsp;Okul öncesi dönemde ebeveynlerin çocukların eğitimini desteklemeleri ve katılım göstermeleri, bu süreçteki etkilerini daha iyi kavramaları, kendi özelliklerinin ve becerilerinin farkına varmalarını ve bunları geliştirmelerini sağlar.</p>



<p>Okula başlama aile için önemli bir dönemdir; hem çocuk hem de aile için bir uyum sürecini gerektirmektedir. Uyum döneminde, öğrencilere yönelik&nbsp;çalışmalar ile birlikte aile sürece dâhil edildiğinde sonuçlar kalıcı olabilecektir.&nbsp;&nbsp;Okul öncesi dönem, çocuğun dış dünyada anne babanın desteği olmaksızın ciddi anlamda ilk defa kendi ayakları üstünde durmaya çalıştığı yerdir.&nbsp;Üstesinden gelebildiği ve baş edebildiği her şey onu daha güçlü kılar.</p>



<p><strong>Oryantasyon Sürecine Yönelik Öneriler</strong></p>



<p>Uyum sürecinin çok hızlı ve başarılı olmasını hemen beklememek gerekir. Çocuğun yaşı ve yapısına bağlı olarak bu süre 3–6 hafta arasında, hatta bazen daha uzun bir zaman alabilir. Bu süreç içerisinde, ağlama, karın-baş ağrıları, kusma, alta kaçırma, genel isteksizlik görülebilir. Bu süreçte anaokulunun; ebeveynleri oryantasyon sürecine ne şekilde ve ne kadar dahil ettiği, sizinle kurduğu iletişim ve işbirliği önemlidir.</p>



<p><strong>COVID-19 ve Oryantasyon Süreci<br></strong>Yeni normal süreçte hijyen kurallarına uyarak, çocukların park, bahçe,oyun grubu gibi yaşıtlarıyla beraber olabileceği ortamların keşfedilmesi ve bunların haftalık rutinlere eklenmesi okula uyum sürecini kolaylaştırabileceği düşünülmektedir.<br>&nbsp;<br>Covid-19 pandemi dönemi ile ilgili, çocukların doğru hijyen alışkanlıklarını kazanmasını destekleyici animasyonlar, şarkı ve video klipleri bu dönemde daha fazla yarar gösterebilir. Doğru hijyen davranışlarının sürdürülmesini sağlamak için,çocuğumuzla bu konuda yaptığımız sohbetler ve etkinlikler faydalı olacaktır. Bu sayede çocuğun bu alışkanlığı okula başladığında da sürdürme ihtimalini artacaktır.<br>&nbsp;<br>Dikkat edilmesi gereken nokta ise okul öncesi çocuklarının yemek ve eşyalarını paylaşma alışkanlıklarıdır. Bu alışkanlıklar, okul öncesi dönemde yoğun olarak ortaya çıkan empati becerisinin bir göstergesidir. Ancak Covid-19 tehdidinin gerçekliğinin de bilincinde olmak gereklidir.&nbsp;Çocuklara;&nbsp; yiyecek,&nbsp; içecek,&nbsp;kıyafet,&nbsp; battaniye,&nbsp; oyuncak&nbsp;&nbsp;gibi&nbsp;&nbsp; kişisel&nbsp; eşyalarını paylaşmamaları gerektiği,nedenleri ile birlikte açıklanmalıdır.<br><br><strong>Oryantasyon Sürecinde Uyguladığımız Model</strong></p>



<p>Okulumuzda oryantasyon süreci; alışma evresi, sağlamlaştırma ve ayrılma evresi son olarak da bitiş evresi olarak gerçekleştirilmektedir. Yaş gruplarına göre grup ve bireyselleştirilmiş etkin tanışma ve kaynaştırma etkinliklerine de oryantasyon sürecinde yer verilmektedir.</p>



<p><strong>Seray KANTARMACI<br></strong>Ataköy Vatan Anaokulu<br>Okul Psikoloğu</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatan Eğitim Kurumları  18. Yılında Tüm Türkiye’ye Açılıyor.</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/vatan-egitim-kurumlari-18-yilinda-tum-turkiyeye-aciliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2020 22:31:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Vatan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[turay kesler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=9449</guid>

					<description><![CDATA[Vatan eğitim kurumları, 18 yıl önce bilgi ve tecrübelerimizin yanında heyecanımızı da katarak kurduğumuz bir marka. Vatan’ı kurduğumuz o gün hangi amaç ve duyguları hissediyorsak bugünde aynı hisleri paylaşıyoruz. Aynı şevk ve istekle Türk eğitim sistemine katkı sunup ülkemizin ve çağın ihtiyaç duyduğu nitelikli nesiller yetiştirmek için çalışıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>VATAN EĞİTİM KURUMLARI 18. YILINDA TÜM TÜRKİYE’YE AÇILIYOR.</p>



<p><br><strong>S1 – Vatan eğitim kurumları bu yıl 18. Yılını dolduruyor.&nbsp;Mevcut durumda kaç okul ve kurs merkeziniz bulunmaktadır?&nbsp;Bünyenizde istihdam sağladığınız personel sayısı hakkında bilgi verebilir misiniz ?</strong></p>



<p>Vatan eğitim kurumları, 18 yıl önce bilgi ve tecrübelerimizin yanında heyecanımızı da katarak kurduğumuz bir marka. Vatan’ı kurduğumuz o gün hangi amaç ve duyguları hissediyorsak bugünde aynı hisleri paylaşıyoruz. Aynı şevk ve istekle Türk eğitim sistemine katkı sunup ülkemizin ve çağın ihtiyaç duyduğu nitelikli nesiller yetiştirmek için çalışıyoruz.</p>



<span id="more-9449"></span>



<p><br>Şuan da İstanbul, Sakarya ve Antalya’da faaliyet gösteren 16 okul ve 8 kurs merkezimiz bulunmaktadır. 500 kişinin üzerinde akademik ve idari kadromuzla her yıl 5000’in üzerinde öğrenciye hizmet vermekteyiz.</p>



<p><strong>S2 – Bünyenizde bulunan Vatan Okulları ve Vatan Kurs markalarının yanında Vatan VIP ve Vatan Çocuk Markalarını hayata geçirdiniz. Bu markalar hakkında bilgi paylaşabilir misiniz ?</strong></p>



<p>Kurulduğumuz gün itibariyle eğitimde kaliteyi arttırmak adına yenilikçi bir anlayışı sahiplendik. Okul ve kurslarımızın tüm kademlerini bu anlayışla yönettik. Şimdi ise kurs kademesinde VIP dediğimiz özel bir kategoride hizmet vermeyi planlıyoruz.<br>Vatan VIP Kurs modelinde öğrencilerimize akademik, sosyal, fiziksel anlamda özel olmanın ayrıcalığını hissettireceğiz.<br>1-3-5 kişilik sınıflar, birebir özel dersler, koçluk sistemi, kişiye özel çalışma modeli, konu analizi ve eksik tamamlama, kişiye özel kariyer planı, zihin haritası testi, zengin yayın içeriği, rehberlik ve danışmanlık sistemi gibi pek çok alanda öğrencilerimize özel bir eğitim sunacağız.<br>Okulöncesi kademesinin diğer kademelere göre daha hassas daha özverili daha ilgili bir dönem olduğunun farkındayız. Eğitim, güvenle başlar. Çocuklarımızı vatan güvencesi ile tanıştırıyoruz. Özel bir eğitim sunmak, bireysel anlamda yeteneklerini keşfetmesini sağlamak, gelecek yıllar adına güçlü temeller oluşturmak adına anaokullarımıza ayrı bir misyon ve anlam yükleyip Vatan Çocuk olarak markalaşırdık.<br>Her iki markamızın Türk eğitim sistemine ve kurumlarımıza güç katacağına inanıyor ve bu doğrultuda çalışıyoruz. Sizlerin huzurunda hayırlı olmasını temenni ediyorum.</p>



<p><strong>S3 – Vatan eğitim kurumlarının franchise vererek yakında tüm Türkiye’de olacağını ifade ettiniz. Strateji ve hedeflerinden bahsedebilir misiniz ?</strong></p>



<p>Vatan eğitim kurumları bünyesinde ki tüm sınıf ve kategorilerde kalite eğitimin adresi olmuştur. Kurulduğu günden beri akademik, sanatsal, sportif ve tüm alanlarda proje ve çalışmalarıyla üstün başarılar elde etmiştir. Bunu tabi ki disiplinli eğitim anlayışı, işini özveri ile yapan idarici/öğretmenlerine ve her zaman aile olmayı başarabildiğimiz velilerimize borçluyuz.<br>18 yıllık tecrübe, deneyim ve birikimlerimizi tüm Türkiye’ye ulaştırmak istiyoruz. Bu doğrultuda kurumsal vizyonumuzla uyuşan, aynı idealler ve hedefler doğrultusunda yol yürüyebileceğimiz, kalite standartlarının üzerinde hizmet verme anlayışında olan eğitim yatırımcılarıyla Vatan markasını tüm Türkiye’ye ulaştıracağız.<br>Mevcut durumda 3 ilde 16 okul ve 8 kurs merkeziyle faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.<br>Hedeflerimizde 2020 yılının bitimine kadar 50, 2021 yılı bitimine kadar ise 100 şube olma planı doğrultusunda eğitim yatırımcılarımızla görüşmelerimiz devam etmektedir.</p>



<p><strong>S4- Franchise modeliyle eğitime yatırım yapacak olanlar için hem bilgi hem de tercih sebebi olması açısından bilgi paylaşabilir misiniz ?</strong></p>



<p>Eğitim, bir ülkenin gelişmesi, sağlam temellere dayandırılması ve geleceğe umutla bakması için yegane yoldur. Öncelikle şunu belirtmeliyim ; öğrencilerimiz, velilerimiz ve bu kutsal mesleği icra eden öğretmenlerimizin kısacası ülkemizin güvenilir eğitim kurumlarına ihtiyacı var. 18 yıl önce kurduğumuz Vatan eğitim kurumları her dönemde uyguladığı politikalarla başarıyı ve kaliteyi yakalamıştır. Türkiye’nin içinden geçtiği kaotik ve karmaşık dönemlerde ismi bir kere bile şaibeye karışmamız temiz bir markadır. Yetiştirdiğimiz on binlerce öğrencimiz bu ülkenin aydınlığı geleceği olmuştur.<br>Vatan eğitim kurumları, genel müdürlük yapısı ile yönetilmektedir. Eğitim, insan kaynakları, mali işler, hukuk, satınalma, kurumsal iletişim ve pazarlama birimleriyle profesyonelce kurgulanmıştır.<br>Tüm bunların yanında yeni eğitim modelleri geliştirmek, projeler ortaya koymak, kurumsal çalışmalar için eğitim koordinatörleri, zümre başkanları ve alt kademeleriyle büyük bir ar-ge çalışması yürütülmektedir.<br>Vatan eğitim kurumlarından franchise alan eğitim yatırımcıları 18 yıllık tecrübemizi, Vatan’ın kurumsal hafızasını ve yönetim desteğini yanında hissedeceklerdir.<br>Kurum açılış sürecinden başlayarak resmi işler, mali planlamalar, personel planlaması, satış&amp;pazarlama stratejisi, lojistik ihtiyaçları, eğitim yönetimi gibi ihtiyaç duyacağı tüm alanlarda birikimimizi sunup desteğimizi göstereceğiz.<br>Franchise modelimiz maddi ve manevi yönden uygulanabilir ve yatırımcılarımıza yol açan ve gösteren sistemle hazırladık. Sadece sözleşmeyi imzalamak ve tabelayı asana kadar ki süreçten ibaret değildir. Franchise şubelerimiz kendi şubelerimizden farkı olmayacaktır.<br>‘’Eğitimin Vatanı ‘’, Vatan eğitim kurumlarında buluşalım.</p>



<p><strong>Dr. Turay Kesler</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatan Okulları Kodluyor</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/vatan-okullari-kodluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2020 19:14:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Vatan Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ahsen kılıç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=14217</guid>

					<description><![CDATA[Zaman zaman insan ilişkilerinin zorluğundan yakınırız. Özellikle çocuklarla etkili bir iletişim kurarak onların gelişimine katkıda bulunmakta kaygılanırız. Onları doğru şekilde dinleyip, anlamak ya da duygularımızı doğru şekilde ifade edebilmek konularında özen ve çaba göstermemiz gerekebilir. Kimi zaman biz büyükler, onların problemi olduğunda sorumluluğu üzerimizde hissedip onların yerine hemen problemi çözmek]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman zaman insan ilişkilerinin zorluğundan yakınırız. Özellikle çocuklarla etkili bir iletişim kurarak onların gelişimine katkıda bulunmakta kaygılanırız. Onları doğru şekilde dinleyip, anlamak ya da duygularımızı doğru şekilde ifade edebilmek konularında özen ve çaba göstermemiz gerekebilir.</p>
<p><span id="more-14217"></span>Kimi zaman biz büyükler, onların problemi olduğunda sorumluluğu üzerimizde hissedip onların yerine hemen problemi çözmek isteriz. Bazen de yanlış yaptıkları bizim için öylesine açıktır ki kendi deneyimlerimiz ve doğrularımıza göre onları yönlendirmek isteriz. Akıl vermek, eleştirmek ve ahlak dersleri vermek “iyi ve ilgili anne-babalar’’ olarak sıklıkla kullandığımız yollardır…<br />
Acaba bu şekilde çocuklarımıza gerçekten yardım etmiş oluyor muyuz? Bu sorular anne babaların ve eğitimcilerin, onlara en sağlıklı şekilde yardım edebilmek için sıklıkla sordukları sorulardır.</p>
<p><strong>ETKİN DİNLEME</strong></p>
<p>Çocuğun söylediğini duymak istemelisiniz. Bu onun için zaman ayırmak anlamına<br />
gelir. Zamanınız yoksa bunu çocuğunuza söylemelisiniz. ‘’Bu işim bitince seni daha iyi dinleyebileceğim.’’<br />
Çocuğunuzun duyguları ne olursa olsun, sizin duygularınızdan ne kadar farklı<br />
olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul etmelisiniz. Kabul etmek, onaylamak anlamına gelmez. Burada bahsettiğimiz, onun bizden ayrı farklı bir birey olduğunu, farklı şeyler hissedebileceğini kabul etmektir.<br />
Çocuğun sorunlarıyla kendi kendine baş edebileceğine güvenmelisiniz.<br />
Duyguların sürekli değil, geçici ve değişken olduğunu unutmamalısınız. Örneği<br />
birgün arkadaşından nefret ettiğini söyleyen çocuğunuz ertesi gün bundan çok farklı hissedebilir.<br />
Çocuğunuzu kendinizden ve diğerlerinden farklı, ayrı bir birey olarak<br />
kabul etmelisiniz. Çocuğunuzun sorunları olduğunda onun yanında olmalısınız ancak problemi onun yerine çözmemelisiniz. Çocuğun problemlerini çocuk yerine siz onun bağımsız ve ayakları üzerinde durabilen bir kişi olmasını zorlaştırabilirsiniz.<br />
Çoğu zaman yaşadığımız kızgınlık ya da bıkkınlık sonucu karşımızdakini eleştiren,<br />
yargılayan ve suçlayan bir dil kullanma hatasına düşeriz. Örneğin bu gibi bir durumda;“Yine mi halıları kirlettin, ne laf anlamaz bir çocuksun, bıktım artık!”diyerek “sen dili” kullanmış olursunuz.<br />
Bu durumda “Ben Dili”ni kullanarak kendinizi ifade etmeniz işleri<br />
kolaylaştıracaktır.<br />
Ben dili; bizi rahatsız eden davranışın somut olarak tanımı, o davranışın üzerimizdeki somut etkisi ve yaşadığımız duyguyu içerir. Örneğin; “Kirli ayakkkabılarla eve girince, halıları tekrar silmem gerekiyor ve bana değer vermediğini düşünüp üzülüyorum.”<br />
“Konuşma artık”, “yapmamalısın”, “yaramazlık yapıyorsun”, “bebek gibisin”, “dikkat çekmek istiyorsun”, “daha iyi öğrenmelisin” gibi ifadeler “sen dili”ne verilebilecek diğer örneklerdendir.<br />
Ana-baba çocuğun davranışını kabul etmediği zaman o davranış nedeniyle ne hissettiğini çocuğa söylerse ileti “SEN İLETİSİ”nden “BEN İLETİSİ”ne dönüşür. Yani ben dilinde duygular konuşur:<br />
Yorgun olduğum zamancanım oyun oynamak istemiyor.<br />
•Eğer bugün salonu dağınık bırakırsan ben çok üzülürüm.<br />
•Akşam yemeğini zamanında yetiştiremeyeceğim diye endişeleniyorum.<br />
Örneğin dışarı çıkmak için direnen bir çocuğa:<br />
“Hayır, hemen odana git, sokağa çıkamazsın” demek yerine; “hava karardığı için sokağa çıkman beni endişelendiriyor, bu yüzden gitmeni istemiyorum ama, yarın erken saatte arkadaşlarınla birlikte olmana izin verebilirim.”demek çocuğun direncini kırar ve onda öfke uyandırmaz.<br />
Gerçektende çocuktan beklediğimiz davranışların oluşmasında “ben dili”nin ne kadar etkili ve doğru bir iletişim aracı olduğunu göreceksiniz.<br />
Bendili çocuğun ana babasının kabul edemediği davranışını değiştirmesinde daha etkili olduğu gibi çocuk- ana baba ilişkisi için de daha sağlıklıdır. Ben dili çocuğu direnmeye, isyan etmeye yöneltmez. Hatta sizinle iş birliği yapmaya yöneltir; davranışı değiştirme sorumluluğunu çocuğa devreder.</p>
<p><strong>EMPATİ</strong><br />
Çocuğu anlamanın iyi bir yolu çocuğun duygularını algılayarak hissedebilmek ve olayları onun gözleriyle onun durduğu yerden görebilmek, yani empati kurabilmektir. Çocukların da birey olduğu ve birey olarak farklı düşüncelere, duygulara sahip olabilecekleri unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>EMPATİNİN GELİŞMESİ İÇİN SİZ NASIL YARDIMCI OLABİLİRSİNİZ?</strong><br />
Çocuğunuza empati gösterin. &#8220;Bu salıncağa binmekten korkuyor musun? Eğlenceli görünüyor olsa da oldukça hızlanabiliyor. Bu korkutucu olabilir. İstersen şuradaki küçük kaydırağa gidelim.&#8221;<br />
Başkalarının ne hissettiğini ona söyleyin. &#8220;Ablan, onun oyuncağını elinden çektiğin için kızdı. Lütfen şimdi oyuncağını ona geri ver ve sana başka bir tane seçelim&#8221; Empati nasıl gösterilir, öncülük edin. &#8220;Gel arkadaşının yarasına ilaç sürelim.&#8221;<br />
Duygularla ilgili farkındalığını geliştirin. Ona farklı duyguların anlatan yüz ifadeleri gösterin, hikayeler okuyun.<br />
&#8220;Ben&#8221;dilini kullanarak kendini sizden ayırt etmesine yardımcı olabilirsiniz.&#8221;Bana vurmanı istemiyorum. Vurduğun zaman canım acıyor.&#8221;<br />
Kızgınlık, üzüntü gibi kötü duyguları yaşamasına izin verin. Çünkü bu duygular da hayatın bir parçasıdır ve onlarla baş etmeyi de çocuğunuza öğretmeniz gerekir. Onu hep mutlu etmeye çalışırsanız zor duyguları kontrol etmeyi öğrenemez.<br />
Kızgın bir arkadaşının ne hissettiğini anlayamaz. Sevdiği bir çizgi filmi izlemesini istemiyorsanız televizyonu kapattığınız zaman ne hissettiğini anladığınızı ona söyleyin. &#8220;Biliyorum ki filmi kapatmama kızdın. Seni anlıyorum ama bunu izlemeni de istemiyorum. Sakinleşince seninle birlikte sevdiğin lego oyununu oynayabiliriz.&#8221;<br />
Gün içinde arkadaşlarıyla yaşadığı paylaşamama sorunlarını sonradan oyunlarda konu edin.Örneğin o gün arkadaşının elinden oyuncağı çekip onu ağlattıysa, oyunda rol değiştirerek onu ağlayan çocuğun yerine koyun. Oyunda olayı tekrar canlandırıp ne hissettiğini anlattırın. Doğru davranışı bulmasını sağlayın.<br />
&#8220;Özür dilerim&#8221; demesi için çocuğunuzu zorlamayın. Önemli olan bu sözleri kullanması değil, yanlış yaptığını anlamasıdır. &#8220;Görüyor musun, onun yerini kaptığın için Ece nasıl da ağlıyor. Çok üzülmüş.&#8221; Böylece davranışının sonuçlarını anlamasını sağlarsınız.<br />
Empatinin gelişmesi zamanla ve yavaş yavaş olur. Üstelik unutmayın ki bencillik çocuk olmanın bir parçasıdır. 3 yaşına kadar beklentinizi sınırlı tutun.<br />
Sonuç olarak; Etkisiz iletişimin kullanıldığı ortamlarda çocuk aile içinde anlaşılmadığını ve kabul edilmediğini hissedecektir. Ayrıca dıştan denetimli olacaklardır ve otorite figürleri yanlarında yokken nasıl davranmaları gerektiğini bilemeyeceklerdir. Etkili iletişim yollarını kullanan ailelerde ise çocuklar kabul edildiklerini hissedecek, kendilerine ve ailelerine güven duyacaklardır. Ayrıca evde öğrendikleri iletişim becerilerini aile dışındaki ortamlarda kullanarak çevreyle daha sağlıklı iletişim kuracaklardır.</p>
<p><strong>KAYNAKLAR</strong><br />
Cüceloğlu, Doğan: Yeniden İnsan İnsana Dökmen, Üstün: İletişim Çatışmaları ve EmpatiYavuzer, Haluk: Çocuk Eğitimi El Kitabı BASIN EKSPRES VATAN ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANI AHSEN KILIÇ</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
