<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>merve balcı &#8211; Vatan Eğitim Kurumları</title>
	<atom:link href="https://www.vatanegitim.com.tr/etiket/merve-balci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vatanegitim.com.tr</link>
	<description>Eğitimin Vatanı</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 Mar 2021 12:45:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.2</generator>
	<item>
		<title>Motivasyon</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/motivasyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2020 10:27:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[merve balcı]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=13579</guid>

					<description><![CDATA[Bir kalp ritmi grafiğinde gördüğümüz üzere kalp atışı sırasında bir yükselir bir alçalır bazen düz çizgiye dönüştüğü de olur ama hep düz bir çizgi ölümü ifade eder. Bazen olmak istediğimiz kişi gibi olduğumuzda ya da yapmak istediğimiz şeyleri yaptığımızda yükseliriz bazen hedeflerimizin çok altında kaldığımızı farkeder düşeriz. Olmak istediğimiz kişiyi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir kalp ritmi grafiğinde gördüğümüz üzere kalp atışı sırasında bir yükselir bir alçalır bazen düz çizgiye dönüştüğü de olur ama hep düz bir çizgi ölümü ifade eder. Bazen olmak istediğimiz kişi gibi olduğumuzda ya da yapmak istediğimiz şeyleri yaptığımızda yükseliriz bazen hedeflerimizin çok altında kaldığımızı farkeder düşeriz.</p>
<p><span id="more-13579"></span></p>
<p>Olmak istediğimiz kişiyi tam anlamıyla yakaladığımızda ya da artık yapacak bir şeyimiz kalmadığında düz bir çizgi haline dönüşür grafiğimiz ve canlılığımızı kaybettiğimiz anlamına gelir. Çıkışlar gibi inişler de bizlerin varlığına anlam katar , bize kendimiz ve sınırlarımız hakkında pek çok şey öğretir. Kalkmasını bilirsek düşmek iyi bir şeydir , sonunda çözümü bulabiliyorsak sorunlar ilişkilerimize anlam ve güç kazandırır. Düşme örneğinden yola çıkacak olursak “Ne zamanlarda düşeriz ?” Hedefimize bir an önce ulaşmak için koşuyorsak , dikkatimizi yola vermiyorsak , ardımıza sık sık bakıyorsak ve yorulmuşsak. Öyleyde hedefimiz her ne olursa olsun onu aşamalara bölmeli ve o zaman diliminde yapmamız gerekene odaklanmalıyız.</p>
<p>Daha önce yanlış yaptığımız , eksik olduğumuz noktalara takılmamalı onlar için extra zaman ayırmalıyız, hedefe daha çabuk ulaşmak için umarsızca koşmamalı önümüze çıkan engelleri fark edebilir olmalıyız ve belki de en önemlisi kalkmak için bir sebebimiz olmalı , hedefimizi önemsemeliyiz. Hayat bir sahne ve herkes kendi sahnesinde başrolü oynuyor. Elbette bazen farklı bakış açılarına ihtiyaç duyar , hakkımızda ya da performanslarımız hakkında ne düşünüldüğünü merak ederiz ancak bu takviye istediğimizde ve doğru yönlendirdiğimizde güzeldir. Seyircinin çokluğu ve söylediklerine göre rolümüzü düzenlemek yanlış olur. Söylenenleri döğru bir biçimde değerlendirebiliyorsak kendimizi geliştirmiş oluruz ancak şunu unutmamalıyız çevremizdekiler her zaman destek veren söylemlerde bulunmayabilir , şartlar çok elverişli olmayabilir. İcatlar ve keşifler onların eksikliğinde ortaya çıktılar. Eksik olduğunu bildiğimiz şeyler varsa tamamlamak ve daha yaratıcı düşünmek bizim elimizde. Başarmak isteyenin bahanesi olmaz , alternatifleri olur. Bir anda başarılan bir başarı da uzun süreli olmayabilir. On günde tamamlanan bir binada mı oturmak istersiniz , her bir bölümü uzmanı tarafından yapılıp denetlenen bir ayda yapılan bir binada mı ? bu noktada planlama yapmak çok önemli. Hedefinizi uzun vadeli ve kısa vadeli olmak üzere zamanlara ayırın. Örneğin yks konularının hepsini bitirmek on ay gibi bir süre almasını istiyoruz. Öyleyse tüm derslerin lonularını da on eşit parçaya bölmeliyiz. Aylık plan da geniş bir parça aylık yapılması gerekenleri de dört parçaya böldüğümüzde artık hedefe ulaşmamız çok daha kolay. Günlük planlarımız aksayabilir ancak haftalık planda bitmesi için bir önceki günün işi , eksik kalan kısımlar diğer günlere eklenerek halledilmiş olur böylece ipin ucu kaçmaz.</p>
<p>Bir gün gerisinden geldiğimizde iki gün daha hızlı koşarak ulaşabiliriz hedefimize. Yapılabilir bir programın oluşturulması da oldukça önemlidir. Yetenek ve bilgi beceri düzeyimizin çok üstünde hedefler koymak erken pes etmemize neden olur. Hedefi kaçınılmaz kılan bizim verdiğimiz emeklerdir. Başarmaya hazırsak başarı elbet birgün bizi bulacaktır. Hepimiz iyi olduğumuz alanlara yoğunlaşmak isteriz ancak eksiklerimizi farkedip kapatmak bizi geliştirir. Kendimizle yüzleşmeli eksilerimizi ortadan kaldırmak için neler yapabileceğimizi keşfetmeliyiz.</p>
<p>Bütün bunlar olurken kendimize özşefkat göstermeli hatalarında bizim bir parçamız olduğunu unutmamalıyız. İçimizde sürekli bizi eleştiren teyzeyi / amcayı susturmalı inancımızı tazemeliyiz. Her gün güneş yeniden doğuyor ve her gün yeni bir gün olması için dünya dönmeye devam ediyorsa biz neden yapamayalım ?</p>
<p>Bağcılar vatan Anadolu lisesi psikolojik danışma ve rehberlik öğretmeni <strong>Merve Balcı</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ergenlerle İletişim</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/ergenlerle-iletisim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2020 19:55:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[merve balcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=14254</guid>

					<description><![CDATA[Birbirimizi Anlama Yolunda – Ergenlerle İletişim Öğretmen olmadan önce iyi bir öğretmenin en önemli özelliklerinin çok deneyimli ve çok bilgili olmak olduğunu düşünürdüm. Psikoloji eğitimimi almadan önce de “En iyi anne ve baba kimdir?” Sorusuna bakış açım öğretmene bakış açımdan farklı değildi. Okul ortamımda yaptığım bütün gözlemler sonucunda şunu öğrendim:]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birbirimizi Anlama Yolunda – Ergenlerle İletişim</strong> Öğretmen olmadan önce iyi bir öğretmenin en önemli özelliklerinin çok deneyimli ve çok bilgili olmak olduğunu düşünürdüm. <span id="more-14254"></span>Psikoloji eğitimimi almadan önce de “En iyi anne ve baba kimdir?” Sorusuna bakış açım öğretmene bakış açımdan farklı değildi. Okul ortamımda yaptığım bütün gözlemler sonucunda şunu öğrendim: çok şey bilmek başkasına doğru zamanda doğru yerde paylaşamadıkça yüktür,  çok şey yapmak iletişim olmadıkça değeri anlaşılmayan bir şeydir. Öğrenci görüşmelerimden edindiğim bilgiler aile ortamında da iletişimin önemini ortaya koyuyor. İki öğrenci görüşmesi ele almak istiyorum; iki öğrenci de ders çalışma konusunda isteksizlik yaşıyor bunlardan birincisinin öğretmenleri ve ailesiyle iletişimi oldukça iyi. Evde bu konu konuşulurken öğrenci yargılanmıyor sadece sorunun nedeni anlaşılmaya çalışılıyor ve öğrenciye destek sağlanıyor. İkinci öğrencinin durumu ise birinciden çok daha farklı. Evde derslerle alakalı bir problem yaşadığını söylemek dahi istemiyor, ailesinin onun iyiliğini düşündüğü inancı tam fakat sorunu aileyle paylaşmanın bir çözüm olmadığına inandığı için sorunu çözmede kullanması gereken enerjiyi sorunu saklamakta kullanıyor. Birinci öğrenci ile görüşmelerde çizilecek yol çok açık; okul ve aile iş birliği yaparak eksiklikler tespit ediliyor ve buna yönelik bir çalışma planlanıyor. Muhtemel sonuç başlangıçtan çok daha ileride oluyor. İkinci öğrenci ile yapacağım çalışma ise çok daha farklı çünkü ortada iki problem var birincisi öğrencinin sorununu konuşabilmesini sağlamak ikincisi aile ile çocuğun iletişim çerçevesini yapılandırmak. Gördüğünüz üzere tek bir değişken  -iletişim- diğer bütün değişkenler üzerinde etkili oluyor.</p>
<p>Doğru iletişim kurulamadığında fındık kabuğunu dolduramayan etmenler bir ailenin yıkılmasına sebebiyet de verebiliyor, bir öğrencinin kendini anlaşılamaz hissetmesine de neden oluyor. Yunus Emre’nin bu konuyu anlatan çok hoş bir dörtlüğü var:</p>
<p>Söz ola kese savaşıSöz ola kestire başıSöz ola ağulu aşı, Bal ile yağ ede bir söz.</p>
<p>Sözcükler kadar onları etkili kullanmak da bir o kadar önem taşıyor iletişimin olumlu olabilmesi için. Şimdi izninizle doğru iletişim kurmak için önemli olan etmenleri kısa kısa paylaşmak istiyorum.</p>
<ol>
<li><strong>Karşımızdaki Kişiyi Dinlemeye Hazır Olduğumuzu Göstermek:</strong></li>
</ol>
<p>İnsanlarla iletişim kurarken karşımızdaki kişiye anlaşılır hissettirdiğimizde ve ona yardımcı olmak istediğimizi o an sadece onun için orada olduğumu gösterdiğimizde ilişkilerimiz yoluna girer. Ancak çoğu zaman insanlar duygu ve isteklerini dolaylı yoldan ifade ettikleri için ne demek istediklerini ve ihtiyaçlarını anlamakta güçlük çekeriz. Bu yüzden onların söylem ve hareketlerini kendi algılarımıza göre şekillendiririz: “… kesin bunu kastetti.”, “her zaman yaptığı bu işte” gibi. Olumlu iletişimin önündeki en büyük iki engel, işte bu yorumlama ve yargılamadır. İnsan ilişkilerindeki en temel ilke kabul etmektir. İnsanları kendilerine özgü özellikleriyle olduğu gibi kabul etmek, aralarında gelişen ya da gelişecek ilişkileri kuvvetlendirmede oldukça önemlidir. Birini olduğu gibi kabul etmek, onu sevmeyi kolaylaştırır. Kabul edildiğini fark eden kişi sevildiğini hisseder. Kabul,karşıdaki kişiye duyulan saygının bir göstergesidir. Özellikle ana-baba ve eğitimciler, çocuk ve ergenleri farklı birer birey olarak görebilmelidir.Duygu, düşünce ve davranışlarının sorumluluk ve özgürlüğünün onlara ait olduğunu sık sık hatırlamalıyız.</p>
<ol start="2">
<li><strong>Dinlemek:</strong></li>
</ol>
<p>İletişimin devam edebilmesi bireylerin birbirlerine konuşma hakkı vermesiyle sağlanır.Konuşmak kadar gerektiği yerde susmak ve karşıdakinin söylediklerine odaklanmak ilişkinin kalitesini artırır. Dinlemek ancak öğrenilerek edinilebilir bu yüzden küçük yaştan itibaren ailede ve okullarda bu becerinin öğretilmesi gerekir. İyi bir iletişimci yalnız sözlere de odaklanmamalı, beden dilini de doğru okumalıdır. Söylenenler kadar söylenemeyenlerin de farkına varmak için beden en önemli belirteçdir.</p>
<ol start="3">
<li><strong>Ben Dilini Kullanmak:</strong></li>
</ol>
<p>Olumlu bir iletişim sürdürebilmek için kendimizi ifade ederken “Ben dili” kullanmaya özen göstermeliyiz. Sen dili kullanılan cümleler yargılayıcı, eleştirel ve incitici cümlelerdir. Davranıştan çok kişiyi hedefe alır. “Sen suçlusun!”, “gerektiği gibi davranamıyorsun!” Sanki sen farklı mısın?!”, “Neyi güzel buldun ki zaten!” gibi cümleler karşı tarafı manipüle eder. Ben dili ise karşı tarafla iletişim kurabilmek için kendini ifade etmek istediği anlamını taşır. Sorun için onarıcıdır, kişileri yaralamaz ve yargılamaz. Örneğin ödev yapmayan bir ergene “sorumsuzsun!” demek yerine“ödevlerini yapmadığın zamanlarda geleceğin hakkında endişe duyuyorum bilmediğim bir problemin olabilir mi?” demek, duygularımızı Ben dili ile ifade etmektir. Sorunu çözmeye yöneliktir.</p>
<ol start="4">
<li><strong>Empati Yapmak</strong></li>
</ol>
<p>Empati karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak ve zihnimizde oluşan empatik anlayışı karşımızdaki kişiye iletmemizi kapsar. İnsan ilişkilerinin olumlu yönde ilerleyebilmesi için empati bir başlangıç niteliği taşır. Empati kuruldukça ilişkiler sağlamlaşır, saldırganlık azalır. İletişim onarıcı bir hal alır.</p>
<p>Bunlara dikkat ettiğimiz takdirde sorunlarımızı saklamak yerine kullanacağımız enerjiyi sorunlarımızı çözmek için kullanabilir çok daha hızlı bir şekilde yol alabiliriz diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Merve BALCI Vatan Okulları Rehberlik Zümresi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
