<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ataköy vatan anaokulu &#8211; Vatan Eğitim Kurumları</title>
	<atom:link href="https://www.vatanegitim.com.tr/etiket/atakoy-vatan-anaokulu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.vatanegitim.com.tr</link>
	<description>Eğitimin Vatanı</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Apr 2021 18:37:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.4.2</generator>
	<item>
		<title>Çocuklarda Ağlama Davranışı</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/cocuklarda-aglama-davranisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2021 18:33:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[ataköy vatan anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog gizem önen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=14520</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarda ağlama davranışı genellikle istedikleri şeyleri karşısındaki kişiye kabul ettirebilme davranışlarından biri olarak düşünülmektedir. Ancak bununla birlikte ağlama davranışının çeşitli nedenleri olabilmektedir. Bu davranış çocuk için ne ifade eder, ağlamasının sebebi nedir üzerinde durulması gereken noktalardan biridir. Ağlama davranışına yakından baktığımızda aslında bu sürecin çocuk için ne kadar tanıdık olduğunu]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda ağlama davranışı genellikle istedikleri şeyleri karşısındaki kişiye kabul ettirebilme davranışlarından biri olarak düşünülmektedir. Ancak bununla birlikte ağlama davranışının çeşitli nedenleri olabilmektedir. Bu davranış çocuk için ne ifade eder, ağlamasının sebebi nedir üzerinde durulması gereken noktalardan biridir.<span id="more-14520"></span></p>
<p>Ağlama davranışına yakından baktığımızda aslında bu sürecin çocuk için ne kadar tanıdık olduğunu fark edebiliriz. Biliyoruz ki bebekler dünyaya ilk geldiklerinde ağlarlar. Dünyadaki konumlarını, kendi varlıklarının tanımını ilk olarak ağlayarak yaparlar. Dolayısıyla bu, onların aşina oldukları bir davranıştır. Duygusunu ifade etmek, istediği bir şeyi elde edebilmek için başvurdukları bu yöntem onlara en tanıdık gelen yöntemdir. Bu davranış pekişerek bir süre sonra alışkanlığa dönebiliyor ve kendilerini çaresiz, kaygılı hissettikleri zamanlarda yeniden ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>Burada bizlerin dikkat kesilmesi gereken bir nokta olarak duygular devreye girmektedir. Eğer bir çocuk ağlıyorsa, bu, bize yöneltilmiş bir sinyaldir. Bu sinyali gerçekten anlayabilmemiz için onu dinliyor ve yanında olduğumuzu hissettiriyor olmamız gerekmektedir. Çocuğun böyle anlarda sağlıklı bir şekilde ilişki kurabileceği, güvenli bulduğu birine ihtiyacı vardır.</p>
<p>Ağlama davranışı okul öncesi oryantasyon döneminde sıkça karşılaştığımız bir durumdur. Ebeveyn olarak bu konuda mutlaka okul ile iş birliği içinde olunmalıdır. Peki nasıl?</p>
<p>Çocuğun bizlere ilettiği bu sinyali algılayabilmemizin tek şartı ardındaki duyguyu hissetmeye çabalamaktır. Çocuk burada bir duygunun dışa vurumu olarak ağlamaktadır. Bizler bu duyguya yönelik çalışma yapmadan ağlama davranışını değiştiremeyiz. Çocuk ancak anlaşıldığını hissettiği noktada güven duyacak ve bu davranışının yerine başka bir davranış koyabilecektir.</p>
<p>Ebeveyn olarak dikkat etmemiz gereken noktalardan biri de kendi duygularını tanıyan ve bunu ifade etme biçimlerini benimsemiş bir çocuk olması için teşvik etmektir. Peki bu nasıl sağlanabilir?</p>
<p>Okul öncesi yaş grubundaki bir çocukla kurulan en etkili iletişim yollarından biri de oyundur. Oyun; çocuğun içsel dünyasını yansıttığı bir alandır. Orada duygularını ve bununla birlikte davranışlarını tekrar yoluyla işler. Bunları işleme sırasındaysa bazen başka birine de ihtiyaç duyabilmektedir. Bununla birlikte çocuğun kendi başına oyunlar oynayabilir konumda yani yalnız kalma kapasitesini edinebilmiş veya ediniyor olmasını beklemekteyiz.</p>
<p>Evde çocuk sizi oyuna katmadığı sürece oyununda yalnızca yanında olmalısınız. Yani orada, oyun alanında ona eşlik eden konumunda durabilirsiniz. Bu, zamanla çocuğun yalnız kalma kapasitesini geliştirecektir. Eğer sizi oyunun içine katarsa, orada bulunan oyuncakları konuşturup duyguları hakkında fikir edinebilirsiniz. Örneğin; ‘’Bu köpek ne hissediyor? Sence neden böyle hissediyor olabilir?’’ gibi sorular sorarak onun duygularını tanımasına yardımcı olabilirsiniz. Duygularını anlamlandırıp ifade eden çocuğun kaygısında da azalma görülecektir.</p>
<p>Sonuç olarak; duygularını yakından tanımaya başlayan çocuk hem kendisi hem de dış dünya hakkında bilgi edinmeye başlayacak ve kendisini ifade edebilmek için ağlamak dışında farklı yollar aramaya başlayacaktır. Ebeveyn olarak her ağladığında istediği şeyi vermek uygun olmayacaktır. Bunun yerine ona ne hissettiğini sorabilir ve kendisi ile ancak ağlaması bittiği zaman konuşabileceğinizi çünkü ağladığında onu anlamadığınızı belirtebilirsiniz. ‘’Ne/ Nasıl hissediyorsun?’’ cümlesi mekan fark etmeden çocuğa iletilmelidir.</p>
<p>Duygular bedene yansır dolayısıyla bu soruya ek olarak da  ‘’Bunu bedeninin neresinde hissediyorsun?’’ diye sorarak hem duygu somutlaştırılmış olur hem de kendi yaşadığı bu duygunun karşılığını kendi bedeninde yani ona ait bir yerde bulabileceği çocuğa aktarılmış olur. Karşısında bu konu ile ilgili kararlı bir ebeveyn gördüğü zaman çocuk da kendi duygusal sürecine göre tüm yaşam olaylarına uyum sağlayacak ve bunun için çabalayacaktır.</p>
<p>Psk. GİZEM ÖNEN<br />
Okul Psikoloğu<br />
Ataköy Vatan Anaokulu<br />
&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Duygusal Zeka</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/cocuklarda-duygusal-zeka/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2020 19:48:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ataköy vatan anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[gizem baysan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=14248</guid>

					<description><![CDATA[Duygu bir his ve bu hisse özgü belirli düşünceler, psikolojik ve biyolojik haller ve bir dizi hareket eğilimidir. Bu hareket eğilimi tanımından yola çıkarak duygu kavramının amacına bakarsak, iki amaca hizmet etmektedirler;Bunlardan birincisi, kişinin harekete geçmesi için enerji temin etmesidir.İkincisi ise, kişinin kendi gereksinimlerini karşılayabilmesi için çevreyi manipüle edebilmesi ya]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Duygu bir his ve bu hisse özgü belirli düşünceler, psikolojik ve biyolojik haller ve bir dizi hareket eğilimidir. <span id="more-14248"></span>Bu hareket eğilimi tanımından yola çıkarak duygu kavramının amacına bakarsak, iki amaca hizmet etmektedirler;Bunlardan birincisi, kişinin harekete geçmesi için enerji temin etmesidir.İkincisi ise, kişinin kendi gereksinimlerini karşılayabilmesi için çevreyi manipüle edebilmesi ya da bu gereksinimleri karşılayacak uygun davranışları yapabilmesi için, yönlendirici ya da değerlendirici bir fonksiyon göstermeleridir.Bu bağlamda duygular yaşamın genel süreci içerisinde alınabilecek sayısız kişisel karar arasından bir seçim yapılmasında çok önemli bir rol oynarlar. Örneğin, hangi mesleğin seçileceği, nerede yaşanacağı, kiminle evlenileceği vb. birçok karar bu mantığa dayanarak alınamaz.Bu tip konularda sadece mantık ile karar vermek işe yaramamaktadır, doğru kararların verilebilmesi için kişinin geçmiş yaşantılarından derlenmiş duygusal bilgiye ihtiyacı vardır. Bu noktada ise duyguların farkında olmamak, verilecek kararların seçiminde yanılgılara ve beklenmeyen sonuçlara yol açabilmektedir.Bu noktada çocuklarda duyguların tanınması ve doğru bir şekilde ifade edilmesi, ilerleyen yaşam deneyimlerinde oldukça önemli bir role sahip olmaktadır. Hem iletişim kurma hem de başkalarının değerlerine saygı gösterebilme gibi davranışlar ve empati yapabilme yeteneğinin gelişmesi yine duygu kavramının doğru bir şekilde çocuğa aktarılmasıyla sağlanmaktadır.Duygusal zeka tanımı 5 ana başlık altında toplanmıştır.1.      Duygularının farkında olmak2.      Duygularla başa çıkabilmek3.      Kendini motive etmek4.      Başkalarının duygularını fark etmek5.      İlişkileri sürdürebilmekDuygusal zeka, çocuklar ve yetişkinler için birçok önemli sonuç doğurur.Duygusal zekası daha yüksek olan çocuklar daha dikkatlidirler ve okula gitmekte daha az sorun yaşamaktadırlar, daha olumlu ilişkilere sahiptir ve daha empatiktirler. Ayrıca davranışlarını daha iyi düzenler ve daha iyi akademik başarı gösterirler. Yetişkinler için daha yüksek duygusal zeka, daha iyi ilişkiler, iş hakkında daha olumlu duygular ile bağlantılıdır.Duygusal Zekayı Geliştirmek İçin Neler Yapabilirsiniz?1. Çocuğunuzun Bakış Açısını Kabul Edin ve Empati Kurun.Çocuğunuz üzüldüğünde hiçbir şey yapamasanız bile empati kurun. Sadece anlaşılmak bile insanların rahatsız edici duygulardan kurtulmasına yardımcı olur. Çocuğunuzun duygulanımı duruma uygun görünmüyor olabilir ancak hepimizin çoğu zaman duygularımızı sakladığını ve güvenli bir sığınak bulduktan sonra kendimizi dinleyebildiğimizi unutmayın.Empati kurmak, hemfikir olduğunuz anlamına gelmez, sadece karşıdaki insan tarafından da görüldüğümüz anlamına gelir. Çocuklarınızın sizin söylediklerinizi yapmasını isteyebilirsiniz, ancak kendilerinin de bakış açılarına sahip olduklarını unutmamanız gerekir.Örnek cümle:“Oynamayı bırakıp yemeğe gelmek zor biliyorum, ama şimdi yemek zamanı.’’“Yağmur yağdığı için çok hayal kırıklığına uğradın.”Gibi onları anladığınızı ifade eden cümleler kurabilirsiniz. Böylece;Anlaşıldığını hissetmek, yatıştırıcı biyokimyasalları tetikler; çocuk kendini her yatıştırışında, sinirsel yollar güçlenir.Çocuklar başkalarından deneyimleyerek empati geliştirirler.Çocuğunuzun deneyimini ve duygularını neyin tetiklediğini düşünmesine yardımcı oluyorsunuz.Çocuklar için duygularını isimlendirebilmek,hissettiği duyguları yönetmeyi öğrenmede bir araçtır.2. Kendilerini İfade Etmelerine İzin VerinKüçük olanlar duyguları ve &#8220;benlikleri&#8221; arasında ayrım yapamazlar. Çocuğunuzun duygularını inkar etmek veya en aza indirmek yerine onları kabul edin, çocuklarının duygularını yok saymak bazı duyguların utanç verici veya kabul edilemez olduğu mesajını verir.Çocuğunuzun korkusunun veya öfkesinin onaylanmaması onu bu duygulara sahip olmaktan alıkoyamaz,ancak onları bastırmaya zorlayabilir. Ne yazık ki, bastırılmış duygular kaybolmaz, çünkü bu duyguların özgürce ifade edilmesi gerekir. Bu duygular bilinç dışında olduklarında (bastırıldığında), ilgisi olan ya da olmayan herhangi bir olayda karşımıza çıkabilir. (Örn: kabus gördüklerinde.)Çocuklarınıza bazen eylemlerinin sınırlandırılması gerekse bile, tüm duygu yelpazesinin anlaşılabilir, kabul edilebilir ve insan olmanın bir parçası olduğunu öğretin.Örnek cümle:‘’Kardeşin oyuncağını kırdı! Anlıyorum, Çok kızgın olsan bile vurmak asla uygun değil. Kardeşine nasıl hissettiğini kelimelerle söylebilirsin.’’ Böylece;Çocuğunuzun duygularını kabul etmeniz çocuğunuzun da kendi duygularını kabul etmesine yardımcı olur, bu da duygularını çözümlemesine izin verir, böylece kendi duygularını daha iyi düzenleyebilir. Ayrıca bu durum çocuğunuza duyguların tehlikeli ve utanç verici olmadığını ve aslında evrensel ve yönetilebilir olduğunu öğretir. Çocuğunuz yalnız olmadığını ve kabul edilebilir olduğunu öğrenir.3. Çocuğunuzun Duygularını Dinleyin.Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun, ifade ettiği duyguları dinlemeniz için size ihtiyacı var.Duygularını ne kadar hissederse ve ifade ederse,hayatına devam etmesi o kadar kolay olacak.Aslında size nasıl hissettiğini gösterme şansı olduğunda, ne kadar sevecen ve işbirlikçi olacağına şaşıracaksınız. Çocuğunuz içgüdüsel olarak kendini nasıl iyileştireceğini bilir.Örnek cümle:“Çok üzgün ve kızgınsın, sadece bağırmak ve ağlamak istiyorsun. Herkes bazen böyle hisseder. Burada seni dinliyorum ve nasıl hissettiğini görüyorum.Bana ne kadar kızgın ve üzgün olduğunu gösterebilirsin.’’Duyguları yok saydığımızda veya bastırdığımızda, duygular sağlıklı ifade bulmak yerine içimizde sıkışır. Ancak çocuklar, bunaltıcı güçlü duygularından korkarlar, bu yüzden onları deneyimleyecek kadar güvenli hissedinceye kadar onları yok saymaya çalışırlar. Duygular vücutta depolandığından öfke nöbetleri küçük çocukların rahatlamasına yardımcı olan bir yoldur.Çocuklarımızın duygularını hissedecek ve ifade edecek kadar güvende hissetmelerine yardımcı olduğumuzda, sadece ruhlarını ve bedenlerini iyileştirmekle kalmıyoruz; kendi duygusal süreçlerine güvenmelerine yardımcı oluyoruz, böylece öfke nöbeti veya baskı olmadan büyüdükçe kendi duygularını düzenleyebilirler.4.Problem Çözmeyi Öğretin Duygular birer mesajdır. Çocuğunuza nefes almasını, hissetmesini, duygulara tahammül edebilmesini ve problem çözmeyi öğretin.Çoğu zaman,çocuklar (ve yetişkinler) duygularının anlaşıldığını ve kabul edildiğini hissettiğinde, duyguların yükü azalır ve dağılmaya başlar. Bu, problem çözmek için fırsattır. Bazen çocuklar bunu kendileri yapabilirler. Bazen beyin fırtınası yapmak için sizin yardımınıza ihtiyaç duyarlar. Ama acele etmeyin ve sizden yardım istemedikçe sorunu onlar için ele almayın; bu çocuklara onların problemle başa çıkma yeteneklerine güvenmediğiniz mesajını verebilir.Örnek cümle:‘’Ece hasta olduğu ve gelemediği için çok hayal kırıklığına uğradın. Onunla oynamayı dört gözle bekliyordun. Ece iyileştiğinde, eğlenceli başka şeyler yapmak için bir şeyler düşünebiliriz.’’ 5. Çocuğunuzla Oyun Oynayın.Çocuğunuzun nasıl başa çıkacağını bilmediği duygulara sahip olduğunu farkettiğinizde en iyi ilaca başvurabilirsiniz: <u>Oyun.</u>Tüm çocuklar günlük olarak baş etmesi zor duygular yaşayabilirler. Sık sık kendilerini güçsüz hissedebilirler: öfkeli, üzgün, korkmuş veya kıskanmış. Duygusal olarak sağlıklı çocuklar bu duyguları oyunla işlerler, bu çocukların öğrenme biçimidir. Çocuğunuzun büyük iç çatışmalarını “oynamasına” yardımcı olmak, gelişimsel olarak karşılaştığı zorlukları da çözmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p>Gizem Özge BAYSAN Ataköy Vatan Anaokulu Okul Psikoloğu</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okul Öncesi Dönemde Öz Düzenleme</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/okul-oncesi-donemde-oz-duzenleme/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2020 19:46:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ataköy vatan anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[Özge Baysan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=14246</guid>

					<description><![CDATA[Öz-düzenleme nedir?    Bireyin çevreden gelen uyaranlara en uygun şekilde uyum sağlamasını sağlayan birçok beceriden oluşan karmaşık bir süreçtir. Öz düzenleme en genel tanımıyla duygularımızı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı kontrol edebilmek ile ilgilidir. Aslında, her yaştan insanın günlük yaşamda sakin bir şekilde çalışması gereken bir beceridir ancak ne kadar erken başlanırsa]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öz-düzenleme nedir?</strong>    Bireyin çevreden gelen uyaranlara en uygun şekilde uyum sağlamasını sağlayan birçok beceriden oluşan karmaşık bir süreçtir. Öz düzenleme en genel tanımıyla duygularımızı, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı kontrol edebilmek ile ilgilidir. <span id="more-14246"></span>Aslında, her yaştan insanın günlük yaşamda sakin bir şekilde çalışması gereken bir beceridir ancak ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. Okul öncesi çocuklar için, kendilerini sakinleştirmeyi, dinlemeyi ve sabırlı olmayı öğrenmek anlamına gelir. Yakın zamanda yapılan bir Michigan Üniversitesi çalışmasında tanımlanan öz düzenleme, kişinin arzulanan bir sonucu elde etmek için düşüncelerini, duygularını ve eylemlerini kontrol etme yeteneği anlamına gelmektedir.</p>
<p>Çocuğun bir oyuncağın paylaşması, öğretmenin talimatlarını takip etmesi veya işler onun istediği gibi gitmediğinde aşırı tepki göstermemesidir. Daha uzun vadede, zor problemleri çözmek, harcamak yerine tasarruf etmek, sağlıklı beslenmeyi tercih etmek en çok kullanılan becerilerdir.  Öz düzenlemenin öğrenme üzerindeki etkisine bakarsak; çocukların bilgisayar oyunu oynamak yerine bir sınava çalışmaları, matematik sınavındaki hatalarını fark etmek ve neyi yanlış anladıklarını anlamak için iyi bir yoldur. Öz düzenleme bilişsel, duygusal, motivasyonel, biyolojik ve davranışsal düzeylerde uygulandığı için çocuklar için karmaşık gelebilmektedir.Öz düzenleme neden önemlidir?</p>
<p>Uzun vadede öz-düzenlenmenin etkileri: Birden fazla çalışma, kendini düzenleme becerisine sahip çocukların daha yüksek SAT puanları ( Scholastic Aptitude Test) aldıkları ve daha yüksek akademik başarıları, daha yüksek benlik saygısı, daha yüksek maddi gelir, daha iyi fiziksel sağlık ve daha az obeziteyle ilişkili ergen ve yetişkinler olduklarını göstermiştir. Dahası, kendini düzenleme becerisine sahip kişilerin daha iyi kararlar aldıkları, daha iyi uyudukları, stresi daha iyi ele aldıkları ve daha iyi ilişkilere sahip oldukları (daha düşük boşanma oranları ve daha yüksek evlilik memnuniyeti oranları) olduğu gözlemlenmiştir. Kısa vadede öz-düzenlemenin etkileri: Birincisi,  çocuklar olarak öz-düzenlemeyi öğrenen insanlar öz-düzenlemeye sahip yetişkinler olarak büyürler. İkincisi, öz düzenleme becerileri olan çocuklar öfkeli veya sinirli olduklarında kendilerini sakinleştirebilirler, başlarına gelen çoğu şeyi çözümleyebilirler, kendilerini koruyabilirler, yeni durumlara uyum sağlayacak kadar esnektirler, davranışlarını yönetebilirler. Öz-denetim, 5 yaşındaki çocuğunuzun sıra beklemek, okumayı öğrenmek ve matematik becerilerini öğrenmek gibi sosyal ve akademik zorlukları aşmasına yardımcı olacaktır. Çocuğun hayattaki başarısında önemli bir faktör olduğundan, ebeveynler çocuklarına öz-düzenleme becerilerini çeşitli şekillerde öğretebilir. Öz düzenleme  “kendine yönelik  konuşma”,  “diğerlerini  düzenleme” ve  “kuralları içselleştirme” süreçlerini  takip  ederek ortaya  çıkmaktadır.   Kendine yönelik konuşma,  diğer kişilere değil çocuğun kendisine yönelttiği öz düzenleyici yorumları içerir.  Örneğin bloklarla oynarken, “şunu buraya koyacağım, onu da arkasına, işte şimdi oldu” vb. gibi çok adımlı işlerin sırasını yüksek sesle  açıklayarak  yaparlar.  Çocuklar  bu  şekilde  yetişkinlerin  davranışlarını düzenlemek  için  yaptıkları yönlendirmeleri  benimseyerek  kendi  davranışlarını ayarlamaya çalışmaktadırlar.  Kendini  çevresindekilerle  ilişkilendiren  çocuk  daha  sonra  başkalarının davranışlarını düzenlemeye  çalışır.  Özellikle  3-4  yaşlarında  kuralları çok  bağlı olabilirler, kuralların  bozulmasını kabul  etmeyebilirler ve  sık sık  kuralları takip etmeyen  kişileri  şikâyet edebilirler.  Zamanla  karşılaşılan  durumlar,  çeşitlenen  problemler  ve  edinilen  deneyimler kuralların  içselleştirilmesini  sağlar. 3 – 5 yaş</p>
<p>Döneminde Öz-düzenleme Okul öncesi dönem ile birlikte sosyal ilişkiler, kurallar öncelik kazanır. Dikkat süresi artan çocuk için öğrenmek kendi başına motive edici bir süreçtir. Bu dönemde deve-cüce gibi harekete dayalı oyunların yanı sıra hafıza kartları gibi sessiz oyunlarda ilgi çekicidir. Diğer yandan birlikte yemek pişirmek gibi günlük hayata dair etkinlikler öğretici deneyimler sağlar. Gelişen yaratıcılıkları sayesinde hayale dayalı oyunlar bu yaş çocukları için ilgi çekicidir. Bu sayede pek çok duyguyu ve olayı canlandırma fırsatı yakalarlar.Çocuğunuza Öz-Düzenlemeyi Öğretmek İçin Öneriler…    Rol model olun. Çok sayıda çalışma, hem annelerin hem de babaların çocuklarına sağlıklı beslenme alışkanlıkları, egzersiz rutinlerini takip etme, duygusal kontrol gösterme ve geleceğe yönelik düşünmeyi içeren öz düzenleme becerilerini öğretmede etkili rol modelleri olduğunu göstermektedir. Kendi davranışınızı düşünün. Beyninizde, bedeninizde, duygusal tepkilerinizde ve davranışlarınızda nasılsınız? Disiplinsiz olduğunuz koşullar var mı? Çocuklarınıza “stres ve sıkıntı zamanlarında” dikkatlerini dağıtmayı öğretebilirsiniz. Öz düzenlemede kilit strateji, rahat ve duygusal olarak olumlu olan başka bir şeye odaklanarak kişinin dikkatini stresli ve olumsuz bir durumdan uzaklaştırma yeteneğidir. Birden fazla çalışma, öfke veya sabırsızlık duygularını hafifletmede “dikkati dağıtmanın” başarısını doğrulamaktadır. Ebeveynler çocuklarına bu becerileri,  stres veya sıkıntı zamanlarındayken rahatlatıcı düşünceler konusunda yönlendirerek öğretebilir. Görece büyük hedefleri teşvik edebilirsiniz. Hedefleri olan çocuklar kendi kendini düzenler ve daha doğru seçimler yaparlar. 5 yaşında bir çocuk şöyle hedeflere odaklanabilir: “Anaokulunda arkadaş edinmek istiyorum. Adımı okumayı ve yazmayı öğreneceğim. Başkalarıyla güzelce eşyalarımı paylaşacağım. Öğretmenimi dinleyeceğim. Gerçekten hızlı koşmayı öğreneceğim. ” Ebeveynler okul öncesindeki çocuklarıyla gelişim düzeylerine uygun hedefleri hakkında konuşarak yardımcı olabilir. Nefes meditasyonunu öğretebilirsiniz. ‘’10 kere derin nefes al. Bunu atlatabilirsin.&#8221; Okul öncesi dönemdeki çocuğunuza, yavaş şekilde inhalasyon (nefes alma) yapmasını söyleyerek bir öfke nöbetini yatıştırabilirsiniz. Nörolojik olarak, derin nefes alma, stresin ve paniğin bulunduğu beynin bir bölgesi olan lokus coeruleus&#8217;a huzur verir. Öz-düzenleme ile ilgili kitaplar okuyabilirsiniz. Kitaplar okul öncesi dönemdeki çocukları etkiler ve  beyinleri üzerinde büyük bir etki yaratır. Konu hakkında çocuğunuza hikayeler okumak, çocuğunuzu hikaye kahramanlarını taklit etmeye teşvik edecektir.</p>
<p>İşte birkaç kitap tavsiyesi:Duygular Mutfağı&#8211;Marc Nemiroff, Jane Annunziata Kaybedince Kızan Selin&#8211;Dr. Frank J. Sileo Duygularıyla Arkadaş Olan Çocuk&#8211;Dr. Lauren Rubenstein Ada’nın Planı&#8211;Jeanne Kraus Sessizlik&#8211;LemniscatesGizem</p>
<p>Özge BAYSAN Ataköy Vatan Anaokulu Okul Psikoloğu</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal İzolasyon Dönemi</title>
		<link>https://www.vatanegitim.com.tr/sosyal-izolasyon-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Feb 2020 19:25:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ataköy vatan anaokulu]]></category>
		<category><![CDATA[gizem baysan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.vatanegitim.com.tr/?p=14227</guid>

					<description><![CDATA[Değerli Veliler, Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en temel gündem maddesi Corona Virüs.  Sokakta, evde, çocukların oyunlarında, sosyal medyada, yöneldiğimiz her yerde karşımıza çıkıyor. Çocuklarla bu süreç hakkında iletişim kurarken özen göstermeliyiz. Yetişkinler olarak öncelikle bizler sağduyulu olmalıyız. Kendimiz sakin olmalıyız ki çocuğumuza yardım edebilelim.  Derin bir nefes almakta, ayağımızın]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Değerli Veliler, </strong>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en temel gündem maddesi <em>Corona Virüs</em>.  Sokakta, evde, çocukların oyunlarında, sosyal medyada, yöneldiğimiz her yerde karşımıza çıkıyor. Çocuklarla bu süreç hakkında iletişim kurarken özen göstermeliyiz.<span id="more-14227"></span></p>
<p>Yetişkinler olarak öncelikle bizler sağduyulu olmalıyız. Kendimiz sakin olmalıyız ki çocuğumuza yardım edebilelim.  Derin bir nefes almakta, ayağımızın altındaki sağlam zemini fark etmekte ve beden duyumsamalarımıza odaklanmakta fayda var.</p>
<ul>
<li>Kaynağı belirsiz haberlere itibar etmemeliyiz. Önce yetişkinler olarak kendimize steril bir alan yaratmalıyız. Bilgi kirliliği endişeden başka hiçbir şeyi getirmiyor.</li>
<li>Gelişmeleri çocuktan gizlemeye, hiçbir şey yokmuş gibi davranmamalıyız. Çocuğun içinde bulunduğu gelişimsel döneme uygun bir açıklama yapmak çok önemlidir.</li>
</ul>
<p>“Virüsler gözle göremediğimiz çok minik, mikrop gibi şeylerdir. (Bu sırada elimize minik bir toz parçası alıp; ‘’bundan bile küçük bu yüzden göremiyoruz.’’ Diyerek somutlaştırabiliriz. ) Bu ara dünyamızda yayılan bir virüs var. Bilim insanları bu virüsü tanımak ve önlemler almak için çalışmalar yapıyor.” gibi bilgiler verebiliriz. <em>Çocuğunuzun sorduğu her soruya, sorduğu kadar, dürüst ve net yanıtlar vermeliyiz.</em></p>
<ul>
<li><strong>Bazı şeylerin değiştiğini anlatın</strong>; İptal olan doğum günü partileri, annenin ya da babanın evden çalışması gibi.  Bazı şeylerinse aynı kaldığını anlatabilirsiniz, yine en sevdiği çizgi filmi seyredebilir ya da dişlerini hala fırçalaması gerektiği gibi.</li>
<li><strong>Oyun oynayın</strong>;Aklına takılan konuları oyuncakları ile ifade etmesine alan tanıyın. Virüse kızgın olmasına, ya da virüsü kontrol etmeye çalışmasına izin verin.⁣</li>
<li><strong>Telefonunuzu birlikteyken kısıtlı sürelerle kullanın</strong>;anlattığı bir hikayeyi dinlerken bir yandan telefonunuz ile ilgilenmeyin.⁣</li>
<li><strong>Rutin oluşturun; </strong>günlük hayat giderek farklılaşabilir ama evinizin içinde sabit bir program oluşturarak kaosu azaltabilirsiniz. Programı görebileceği bir yere asabilir, okuyamayan çocuklar için de resimler kullanabilirsiniz.⁣</li>
<li><strong>Kızgınlık ve hayal kırıklığını kabul edin;</strong>Dışarıda gezmek  ya da oyun oynamak yerine evde sürekli kaldığı için ağlayabilir, bağırabilir. Geziye gitmek yerine evde oturmanın “çok eğlenceli” olduğunu öne sürmeyin.</li>
<li><strong> Aynı zamanda rol model olun ve iyi taraflara odaklanın</strong>; Belki ebeveynler evden çalışacağı için birlikte daha çok vakit geçirebilirsiniz ya da yapmak istediği bir projeyi hayata geçirebilir.⁣</li>
<li><strong>Eylem gücünüzü vurgulayın; </strong>Pasif bir şekilde evde oturmuyorsunuz, elinizi yıkayarak bile virüsün durdurulmasına katkı sağlıyorsunuz.⁣⁣</li>
<li>Sürekli aynı soruyu sorarsa, bu güvence arayışı ve dolayısıyla kaygı göstergesi olabilir. Bunu kabul edin, “İnsanlar endişelendiklerinde aynı soruyu defalarca sorabilir, endişemiz bunun işe yarayacağını söyler ama aslında işe yaramaz.”</li>
</ul>
<p>Sakinleştirici stratejiler önerin, endişemizi vücudumuzu hareket ettirerek ya da derin nefesler alarak azaltabiliriz. Beraber dans edip şarkılar söyleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Her gün dans etmek, </strong>zumba v.b. yapmak sizin ve çocuğunuz için çok eğlenceli olacaktır. Bizler okullarımızda her gün “güne merhaba” dansı ile güne başlıyoruz, bu alışkanlıklarını devam ettirmek onları mutlu edecek ve kendilerini güvende hissettirecektir.</p>
<p>Bu dönemde <em>çocuklarımıza iyi gelecek ve baş etmekte zorlandıkları duygularını iyileştirici olacak bol bol oyun oynamayı yine sizlere tavsiye ediyoruz. Bunun için de sizlere birkaç oyun önerisi hazırladık.</em></p>
<p><u>Komik Mikroplar; </u>Bir kağıda siz ya da çocuğunuz zihninizdeki mikrop ve virüslerin resmini çizin. Sonra bu mikroplara şapka takarak, ayaklarına palyaço ayakkabısı çizerek onları komik ve eğlenceli hale getirin. Sonra bu mikropları yok etmek için silmeyi (temizlemeyi) deneyebilirsiniz.  Bu etkinliği hamur ile de yapabilirsiniz. Virüs şekli yapıp ona komik şekiller vererek.</p>
<p><u>Bay ve Bayan Coronavirüs;</u> Birlikte bir çoraptan ya da kumaş parçasından coronavirüs kuklası yapın. Sonra çocuğunuzdan antibakteriyel spreyini alıp sizin elinizdeki kuklayı yok etmesini isteyin. Çocuğunuz spreyi her sıktığında komik sesler ve şekillerle yere düşürün ve sonunda yok olsun.</p>
<p>Sevgili veliler , bu dönem çocuklarınızla birlikte kaliteli zaman geçirebilmeniz açısından çok kıymetlidir çocuklarınızla birlikte gün içerisinde bir çok paylaşımda bulunabilirsiniz.</p>
<p>Mart ayı konumuz olan ‘’İyilik ve Yardımlaşma’’ değerimiz için okulumuzda‘’ İyilik Ağacımızı’’  oluşturmuştuk.  <em>Ağacımızın çiçek açabilmesi için sizlerden bu sosyal izolasyon döneminde çocuğunuzla birlikte<strong> her gün </strong>yardımlaşırken fotoğrafını çekip bizlere ulaştırmanızı rica ediyoruz. Fotoğraflarınızı K12 üzerinden bizimle paylaşabilirsiniz. Heyecanla bekliyoruz. Ağacımız çocuklarımızın yardımlarıyla çiçek açacak, unutmayalım. </em></p>
<p>Çocuğunuz yardım davranışında bulunduğunda aileye katkı sağladığı için yetkinlik, öz-değer ve aidiyet gibi değerli beceri ve hisler edinir. Aynı zamanda, yardım etmesine izin verildiğinde, çocuğunuzun başkalarını düşünme becerisi de gelişir.</p>
<p><u>Çocuklarınızın evde sizlere yardım edebileceği örnek işler</u></p>
<p>*Oyun oynadıktan sonra oyuncakları kaldırmaya yardım etmek,<br />
*Kitaplarını uygun rafa yerleştirmek,<br />
*Evde toz alınmasına yardım etmek,<br />
*Bulaşık makinesi boşaltırken ve yerleştirirken yardım etmek,<br />
*Evcil hayvan besleyip bakımını yapmak,<br />
*Yemek yapılırken, sofra düzenlenirken ebeveyne yardım etmek,<br />
*Çamaşırlar asılırken mandal vermek, Havluları katlamak,<br />
*Kek, pasta v.b.yiyecekler yaparken süslemeye yardım etmek gibi…</p>
<p>En kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle,</p>
<p>ATAKÖY VATAN ANAOKULUOKUL PSİKOLOĞU GİZEM BAYSAN</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
