ARTI EĞİTİM DERGİSİ OCAK 2022 SAYISI RÖPORTAJ SORULARI

  • 2021-2022 DEĞERLENDİRMELERİ

* Kurumunuz açısından 2021 yılını değerlendirebilir misiniz?

* 2022 yılı için kurumunuzun gelişimine yönelik hedef ve planlarınız nelerdir?

* 2022 yılı kayıt takviminiz hakkında bilgi verebilir misiniz?

* Türkiye’de oluşan şartları dikkate alarak, özel okul sektörünü önümüzdeki günlerde nelerin beklediği konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

 

  • 2021-2022 DEĞERLENDİRMELERİ

* Kurumunuz açısından 2021 yılını değerlendirebilir misiniz?

2020-21 yıllarını birlikte değerlendirdiğimizde; eğitim yaşantılarında çok hızlı değişimlerin yaşandığını, kimi zaman teknolojide, kimi zaman öğrenme ortamlarında ve öğretim programlarında yaşadığımız pandemi etkisi ile dinamik bir hal aldığını söyleyebiliriz.

Eğitim uzun soluklu bir yolculuk ve ülkece pandemiden anaokul düzeyinden yüksek öğrenime kadar etkilendik. Pandemi, okulları neredeyse hiç hazırlık süresi olmadan uzaktan eğitim biçimlerini kullanmaya zorladı. Bu durum, öğrencileri, ebeveynleri ve öğretmenleri yeni normalle tanıştırdı. Ebeveynler aniden ek görevler üstlenmek zorunda kaldılar ve tekrar tekrar rol çatışmalarına girdiler. Öğretmen olarak rolü yeniydi. Çünkü haftalık program boyunca dijital uzaktan öğretime destek, kontrol ve motivasyon görevlerini üstlendiler. Sonuçlar, yıllar sonra gençlere ve sisteme yük olabilir. İlk karantinadan sonra bile, çocuklar ve ergenler arasında öğrenme ilerlemesinde büyük farklılıklar var. Ve yine, on yıllar sonra iyi bir şekilde belgelenecek etkiler, yani çocukların eğitim başarısının sosyal geçmişlerine bağımlılığı gözlemlenebilir. Vatan Eğitim Kurumları eğitim vizyonunda 2022 yılı hedefleri bir bütün olarak ele alındı ve uygulanacaktır.

* 2022 yılı için kurumunuzun gelişimine yönelik hedef ve planlarınız nelerdir?

Vatan Eğitim Kurumları olarak amacımız, gerçekte ne olduğunu ve neyin değişmesi gerektiğini anlamak, zorunlu değişiklikleri ve bunların okul ve ilgili herkes için sonuçlarını tanımlamaktır. Özünde, pandemideki gelişmeler hakkında yapıcı bir şekilde daha fazla düşünmek ve gelecekte sosyal görevlerini yerine getirmeye devam edebilmeleri için okulların nasıl daha da geliştirilmesi gerektiğini sormakla ilgili olmalıdır. “Yeni nesil, demokratik, heterojen, evrensel ve birçok alanda dijital bir toplumda kendi geleceğini tayin eden bir yaşamı nasıl sürdürebilir?”

 

Nitelikli bir eğitim için; sürdürülebilir bir eğitim programı, modern ve yenilikçi öğrenim yaklaşımları, alanındaki gelişimleri izleyen katılan öğretim personeli, modern ve teknolojik altyapıya sahip öğrenme ortamları, bilim – sanat – kültürel çalışmaları, yabancı dil edinimi ve kullanımını teşvik edeceğiz.

Vatan Eğitim Kurumlarını bulunduğu yerde eğitim ihtiyaçlarına çözüm üreterek; başta öğrencileri planlamaların merkezine alacaktır. Eğitimde emek harcamış, katma değer üretmiş paydaş ve girişimcilerle büyüme hedeflerimize ulaşacağız.

 

* 2022 yılı kayıt takviminiz hakkında bilgi verebilir misiniz?

 

1 Ocak 2022 ile 1 Mart 2022 arası yeni dönem kayıt çalışmalarının yoğunlaştığı dönem olarak söyleyebiliriz. Kurumlarımızı tercih eden veli ve öğrencilerimiz tanıma ve düzey belirleme çalışmalarına katılım sağlarlar. Burada amaç öğrenciyi yarıştırmak yerine mevcut düzeyinin fotoğrafını çekme olarak görebiliriz. Eğitim programlarımız ile öğrencilere hangi düzeyden itibaren uyum imkanı verebileceğimiz bir takvim belirlenir. Etkili bir PDR desteği ile bilimsel bir tablo ile öneriler veli ve öğrencilerle paylaşılır.

 

* Türkiye’de oluşan şartları dikkate alarak, özel okul sektörünü önümüzdeki günlerde nelerin beklediği konusunda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

 

Corona Pandemisi, eğitimdeki dijital inovasyon baskısını net bir şekilde ortaya koydu. Ayrıca gelecek nesilleri, geleceğin zorluklarına hazırlamak için yeni konseptlere ihtiyaç var. Milli Eğitim Bakanlığı, 2020-2021 yılı istatistiklerine göre Türkiye’de hem okul sayısı hem de öğrenci sayısı azaldı. Devlet okullarının sayısı son dönemde 53 bin 620 iken, 2019-2020’de bu sayı 54 bin 715 idi. 

Özel okul sayısı da azalıştan payına düşeni aldı. 2020-2021 döneminde 13 bin 501 özel okul varken, 2019-2020 döneminde bu sayı 13 bin 870 idi.

Bakanlığın rakamlarına göre, Türkiye’de hem özel hem de devlet okullarının sayısı azaldı. Bir önceki yılı tamamlayan özel okullarda 2020-2021 öğretim yılında öğrenci sayısı bir önceki yıla göre 310 bin 530 öğrenci azaldı. Geçen yıl özel okullarda okuyan öğrenci sayısı 1 milyon 468 bin 198 iken, 2020-2021 öğretim yılında bu sayı 1 milyon 157 bin 668 oldu. Özel Okul sayısı genel olarak azalış trendinde. Özel Öğretim dernek ve birlikleri; sayılardaki bu değişimleri iyi analiz edip, sektördeki tüm paydaşlar ve kamu otoriterleriyle gündem oluşturmaları gerekecektir. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığında bir iletişim ve koordinasyon masası kurularak; özel okulların gelişiminde önemli alanlar olan, finansal sürdürülebilirlik, özerklik, nitelikli eğitim, eğitimde dijitalleşme, mevzuat güncellemesi gibi başlıklar mutlaka gündeme alınmalıdır.

 

 

  • OKUL PROJELERİ

* Bilimsel çalışmalardan sosyal sorumluluğa ulusal ve uluslararası düzeyde okul projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

 

 

Vatan Okulları olarak okullarımızda proje olarak gördüğümüz güçlü ve yapılandırılmış bir yabancı dil programına yer veriyoruz. Anaokulundan lise son sınıfa kadar yoğun bir yabancı dil programı yürütülmektedir. Öğrenme sürecindeki hedefimiz ise yaş düzeyleriyle paralel olarak öğrencilerin dilin dört becerisini (okuma, dinleme, yazma, konuşma) etkin şekilde kullanabilmeleri, yazılı ve sözlü olarak kendilerini hem ulusal hem de uluslararası sınav ve platformlarda rahatça ifade edebilmelerini sağlamaktır.

 

Yabancı Dil Eğitimimizde ‘Cambridge Yaşam Becerileri Çerçeve Programı’ uygulanarak tüm dünya çevresinde başarısını ve kalitesini en iyi şekilde ispatlamış en prestijli yayınlardan olan ‘Cambridge University Press’ ile işbirliğinde olup tüm kademelerde ‘Cambridge University Press’ kaynakları, dijital platformları kullanılmakta ve tüm seviyelerde ‘Cambridge English‘ yabancı dil eğitim programı kullanılmaktadır. WEXT English Language Assessment, dört dil becerisini değerlendirme ve geliştirme amacıyla ‘Yapay Zeka’ destekli çevrimiçi yeni nesil bir ölçme değerlendirme sistemimizdir.

 

Erasmus+ ,JMUN (Junior Model United Nations) Do It Yourself Project, Problem Solving Club, Speaking Club, Global Citizenship Speaking Club , Debate ,Public Speaking, Edinburgh Dükü Gençlik Ödülleri gibi ulusal ve uluslararası proje ve etkinlik çalışmaları ile öğrencilerimizin yurtiçi ve yurtdışı platformlarda farklı ortamlarda dili kullanarak kendilerine olan güvenlerini geliştirme fırsatını yakalarken, bilgi ve tecrübelerini artırmak hedeflenmektedir. ’VATAN * HOW TO MAKE’ yabancı dil proje tanıtımımız ile öğrencilerimiz her hafta günlük hayatta hayatımızı kolaylaştıracak ve teknolojik projeleri sunarak hem topluluk karsısında hem de disiplinlerarası eğitim ile dil edinimlerini geliştirirler.

* Projeler kuruma ve öğrencilere neler katıyor?

 

Vatan Eğitim Kurumları Geleceğin Mühendislerini Yetiştiriyor…

Vatan okulları olarak ROBOTİK KODLAMA / STEM derslerimizi çoçuklarımızda problem çözme yeteneğini arttırmak, sistematik düşünmelerini sağlamak ve makinaların çalışma mantığını kavramalarına yardımcı olmak, küçük yaşta kod yazmayı öğrenmeleri yalnızca yaptıkları meslekte değil, yaşamlarının tümünde fark yaratmalarını sağlamak adına anaokulu 4 yaş gruplarımız ile eğitime başlamaktayız.

İçeriklerimiz kademe bazlı olmak üzere Kodlama, Oyun Tasarımı, Animasyon, Robotik ve Stem konuları baz alınarak hafta hafta zengin içerik ve uygulama programları ile geliştirilmiştir. Öğrencilerimizi ders dışında ulusal ve uluslararası robotik kodlama yarışmalarına hazırlayıp kendilerini bu konuda geliştirmelerini desteklemekteyiz. Ders içeriklerimizi uygulama noktasında EduCat Hub (online bilişim robotik kodlama ders müfredatı ve uzaktan eğitim) sistemi ile işbirliği yapmaktayız.

 

 

YÜKSEL KUTOĞLU

VATAN EĞİTİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRÜ

Devamı

ÖĞRETMENLER GÜNÜ DOSYASI RÖPORTAJ SORULARI

  • Kurumunuzda öğretmenlerin yerini ve önemini belirleyen unsurlar nelerdir?

                  Öncelikle öğretmenler eğitimin en önemli yapı taşıdırlar. Eğitimin bir öznesi nasıl öğrencilerse diğer öznesi de öğretmenlerdir. Sizler istediğiniz kadar ideal öğrenme ortamlarını hazırlayıp, buna göre ne kadar farklı araçlar kullanırsanız kullanın eğitim öğretmene göre şekillenmektedir. Dolayısıyla böyle baktığımızda öğretmenin değeri daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum. Eğitim bir bütün olarak ele alındığında oluşturduğunuz programlar, ürettiğiniz eğitim içeriklerinin tamamı bunun uygulayıcısı olan öğretmenlerin kalitesine göre başarıya ulaşır.  Öğretmenler yalnızca bilgiyi aktaran değil birer rehber, öğrenmeyi öğreten ve öğrencileriyle beraber sürekli öğrenen liderlerdir ve bulundukları ortama ışık saçan birer mumdurlar. Öğretmenler bir ülkenin çağdaşlaşması ve kalkınması için gerekli olan nitelikli bireylerin yetişmesinin en önemli ayağını oluşturmaktadırlar. Bu bağlamda bu gün verdiğimiz eğitimin etkilerini yıllar sonra ancak görebilmekteyiz. Bu nedenle hata yapma lüksümüz yok.  Öğretmenlerimiz alanlarında uzman, empati duygusu gelişmiş, öğrencilerine rehberlik edebilecek, teknolojiye hakim, alanlarına ilişkin içerikler üretebilen alanlarındaki gelişmeleri yakından takip edebilen, köklerine bağlı, vatanını milletini seven, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı çağdaş bireyler olmaları olmazsa olmazlarımızdır. 

 

  • Uzaktan ve hibrit eğitim sürecinde öğretmenlere hangi olanakları sağladınız?

                 Uzaktan eğitim ve hibrit eğitim sürecinde ilk yaptığımız çalışma çözüm ortaklarımız ve alanında uzman ekiplerle birlikte öğretmenlerimize hizmet içi eğitimler vererek bu süreci daha iyi ve nitelikli şekilde yönetmek oldu. Hali hazırda bu süreç başlamadan da Vatan Eğitim Kurumları olarak bizler zaten hibrit eğitim modelini uyguluyorduk. Dolayısıyla sürece adapte olmak konusunda öğretmenlerimiz çok da sıkıntı yaşamadılar. 

                 Öte yandan uzaktan ve hibrit eğitim sürecinde uyguladığımız programlarımızla, rehberlik çalışmalarımızla ve kurduğumuz öğretmen, öğrenci ve veli akademileriyle de bu süreci bütüncül bir bakış açısıyla ele alıp süreci daha az hasarla eğitim kayıplarını en aza indirgeyerek tamamladığımızı söyleyebilirim. Öğretmenlerimizin bu süreci sağlıklı yürütebilmesi için motivasyonlarının yüksek olması mesleki gelişimlerinin desteklenmesi de son derece önemli.  Bu nedenle verdiğimiz hizmet içi seminerlerle de onlara zihinsel duygusal, sosyal ve psikolojik açıdan da desteklediğimizi söyleyebilirim. 

 

  • Yeni dönemde öğretmenleri bekleyen dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?

                Özellikle son yıllarda insanların nasıl öğrendiği hakkında ciddi araştırmalar ve çalışmalar yapılmakta. Bu güne kadar geleneksel eğitim modellerinde herkes için standardize edilmiş, ezber yöntemlerinin yaygın olduğu bir eğitim modeli uygulanmaktaydı.  Bu anlayış birçok sistemde hala varlığını sürdürse de, günümüzde bireysel öğrenme ihtiyaçlarının daha fazla önem kazandığı, öğrenmenin çevreyle ve sosyo-duygusal süreçlerle yakın ilişkisinin görüldüğü anlayışa doğru bir değişimden bahsetmek mümkün. 

               Günümüz bireylerinden beklenen 21. yüzyıl becerileri olan analitik, yaratıcı ve eleştirel düşünme, bilgiyi işleme ve problem çözme kapasitesi gibi özelliklerin yanı sıra hoş görü, başkalarına saygı, öz düzenleme, kendi öğrenme sürecini oluşturma gibi özellikler çok daha fazla beklenen yeterliliklerdir. Dolayısıyla eğitimde sağlıklı bir dönüşümün gerçekleşebilmesi için öğretmenlerin bu dönüşüme öncülük edecek bilgi, beceri ve donanıma sahip olmaları ön koşul olarak karşımızda durmaktadır. 

              Öğretmenler eskiden olduğu gibi öğreten değil öğrencilerle beraber öğrenme yolculuğuna çıkan ve bu süreci planlayan onlara bu konuda rehberlik eden ve onlara eşlik eden rehberlerdir. Dolayısıyla öğretmenlerimizin bu yeni eğitim modeline ayak uydurabilmeleri noktasında kendilerini geliştirmeleri ve Z kuşağı olarak adlandırılan bu kuşakla sağlıklı bir iletişim kurabilmeleri gerekmektedir. 

 

  • Bu dönüşüm için hangi program ve uygulamaları hayata geçirdiniz? 

               Bizler Vatan Eğitim Kurumları olarak kurduğumuz Öğretmen, Öğrenci ve Veli Akademileriyle öncelikli olarak Öğretmenlerimizin öğrencilerimizin ve velilerimizin bu süreçte hangi konuda desteğe ihtiyaçları olduğunu öğrenmek için anket çalışmaları yaptık ve onlardan gelen istekler ve ihtiyaçlar doğrultusunda hizmet içi seminerler düzenledik. Bu dönemde hem pandemi sürecinde yaşanan öğrenme kayıplarını giderme ve tamamlama çalışmalarını planladık hem de öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize sosyal duygusal ve psikolojik açıdan da destek olmak için rehberlik ve kariyer merkezimizle çalışmalar yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. 

               Okulların kapalı olduğu dönemde; öğrencilerimizde meydan gelen öğrenme kayıplarını gidermeye yönelik tamamlayıcı çalışmalar yaparken öte yandan da öğrencilerimizin sağlıklı bir ortamda eğitim görmelerini sağlamak adına hem hijyen konusunda hem de oluşturduğumuz 10-12 kişilik sınıflarda eğitim görmeleri için gerekli düzenlemeleri yaptık. Yine bu dönemde öğrencilerimizin çok yoğun bir şekilde dikkat dağınıklığı sorunu yaşadığını gözlemledik. Öğrencilerimizde meydana gelen dikkat dağınıklığı sorununu gidermek için Dikkat Güçlendirme Sistemlerini ders müfredatlarına ekledik.  Ayrıca Dijital alt yapımızı daha da güçlendirerek olası bir kapanma durumuna şimdiden gerekli hazırlıklarımız tamamlamış durumdayız. Yine öğretmenlerimizin uzaktan öğrenme sürecine ilişkin hazırbulunuşlukları, uzaktan eğitim içeriklerinin oluşturulması ve teknolojinin daha etkin kullanılabilmesi gibi birçok konuda gerekli çalışmalarımızı bitirmiş durumdayız. 

 

  • Öğretmenlerin mesleki gelişimleri için zorunlu gördüğünüz unsurlar nelerdir?

              Öğretmenlerin mesleki yönden kendilerinin gelişimlerini sürdürmeleri ve öğrencilerin yaşamlarında ihtiyaç duydukları bilgi, beceri ve tutumlara ilişkin öğrenmelerini desteklemeleri ve bunları kalıcı kılacak çalışmalar yapmaları en temel hedefleri olmalıdır. Öğretmenler kendileriyle ilgili beklentiler karşılayabilmek için öncelikli olarak alan bilgilerini derinleştirmelidirler. Ayrıca öğretim yöntem ve tekniklerini yenilemeleri ve disiplinler arası çalışma konusunda meslektaşlarıyla ortak hareket etmeleri ve eğitim teknolojileri konusunda da kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Başka bir deyişle öğretmenlerin, mesleklerini sürdürdükleri sürece etkili bir öğretmenlik sergileyebilmek için sürekli değişim ve yeniliklere uyumlu bir tutum içinde olmaları gerekmektedir. Yine öğretmenlerin kendi alanlarıyla ya da eğitim bilimlerinin başka bir dalıyla ilgili lisansüstü programlara ve çeşitli sertifika programlarına katılarak öğrencilerin öğrenmelerini doğrudan etkileyen alana ilişkin öğretme yaklaşımları, öğretim teknolojileri, ölçme ve değerlendirme ve program geliştirme çalışmaları, sınıf yönetimi konusunda da kendilerini geliştirmeleri öğrenciler üzerinde doğrudan olumlu etki yaratacaktır. Bizler Vatan Eğitim Kurumları olarak bu süreci çok önemsiyoruz. Farklı Üniversitelerle yapmış olduğumuz çözüm ortaklıkları ile öğretmenlerimizin bu ve benzeri programlarla kendilerini geliştirmelerini desteklemekteyiz. 

 

(Öğretmenlerden kısa yanıtlar) 

  • Uzaktan ve hibrit eğitim sürecinden öğretmenler hangi dersleri çıkardılar? 

              Uzaktan eğitim ile zihinlerdeki kalıplaşmış yargılar kırılmış oldu. Eğitim için yer ve zaman mefhumuna takılınmaması gerektiğini her fırsat ve zamanda her yerde eğitimin olabileceğini hep birlikte görmüş olduk. Eğitim beşikten mezara kadar her daim her yerde olabileceğini illaki dört duvar arasında değil her yerde yapılabileceğini gördük. 

              Bunun yanı sıra yüz yüze eğitimin sağladığı faydalar daha net anlaşılmış oldu. Hibrit eğitimin destekleyici eğitim modeli olarak kullanılmasının da fayda sağlayacağı gözlemlendi .

 

  • Uzaktan ve hibrit eğitim öğrencilerinizle iletişimlerinizi nasıl etkiledi? Hangi değişimleri gözlemlediniz? 

             Okul kültüründen kopması, arkadaşlarıyla iletişime geçememesi çocuklarda psikolojik ve sosyolojik olumsuz etkilere neden olmuştur. Öğrencilerimiz ile bağımızın kopmaması öğretmen öğrenci iletişiminin daima aktif olmasını sağlamak kolay olmadı. Bu dönemde her ne kadar hibrit eğitim yüz yüze eğitim kadar etkili olmasa da öğrencilerin derslerden geri kalmamasını sağlamıştır. 

 

  • Teknolojinin pedagojik süreçlere etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

             Entegrasyon süreci öğretmenin sınıfta aktif rol oynamasını gerektirmesinin yanında öğrencilerin süreçte daha kolay anlamalarını sağlaması yönüyle öğretmene kolaylık sağlamaktadır. Ayrıca öğrenciler teknoloji destekli öğrenme ortamlarını daha esnek ve bilgiye ulaşma noktasında daha kolay ve hızlı bulduklarını belirtmektedirler.  

 

Vatan Eğitim Kurumları             

Genel Müdür Yardımcısı Atilla Aktaş 

Devamı
Previous Next
Close
Test Caption
Test Description goes like this